Devenin nalı!

Kasım'ın 15 ve 20'sinde İstanbul'u kana bulayan bombalı intihar eylemlerinin sanıkları pişmanlık yasasından yararlanmak istiyormuş..

Haberin Devamı

Kasım'ın 15 ve 20'sinde İstanbul'u kana bulayan bombalı intihar eylemlerinin sanıkları pişmanlık yasasından yararlanmak istiyormuş..

VATAN'ın gündem toplantısına bu haberin düştüğü an yükselen tepki, sanıyorum ki toplumun duygularına da tercüman oluyordu:

"Yok artık, devenin nalı!"

Dağdaki PKK'lılar için çıkarılan "Eve Dönüş Yasası"nın en çok domuz bağı ile işlenmiş cinayetlerin acımasız katilleri olan Hizbullah hükümlülerine yaraması ve Sivas'ta insanları ateşe veren canavarların bu imkândan yararlanmaya heveslenmesi zaten toplum vicdanını kanatıyor.

Eğer pişmanlık yasası, El Kaide canavarlığına da kucak açacak olursa, halkın adalete güveni, tamir kabul etmez bir yara alacaktır.

Fakat hemen umutsuzluğa kapılmamak lazım. Yürürlük tarihinden sonra işlenmiş terör suçlarına yasanın ceza indirimi tanıması herhalde mümkün görülmemelidir.

Aksi takdirde terör suçları özendirilmiş olur. Yargının böylesine tehlikeli bir yolu açması beklenemez.

Terör örgütlerine açık çek vermek anlamına gelecek bir uygulamanın, içinde barındırdığı riskler mutlaka dikkate alınacaktır.

Bu katiller 56 günahsız insanı öldürdüler. Yakalanıp müebbet hapis istemiyle yargılanmasalar pişman olacaklar mıydı?

Onların itiraf yoluyla lanetli örgütlerine ihanet etmelerinde belki toplumun bir menfaati vardır.

Ama bu hayır eksik olsun!


Artık adalet, hiçbir hesaba feda edilmesin!

Denktaş değişince çok şey değişti
Rauf Denktaş'ın kibrini yenip büyük bir bütünün parçası olmaya razı olması, Türk diplomasisine diriliş getirdi.

Annan'ın yüksek hakemliğini yumuşatıp garantör ülkelerin sorumluluğa ortak olmalarını öneren Denktaş, bir taşla birkaç kuş vurmuştur.

Uzlaşmacı Denktaş, Rumların demirbaşı "Oyun bozan Denktaş"ı tedavülden kaldırmıştır.

İkincisi ve belki daha önemlisi şudur:

"Masada kaybetme kompleksi"ne tutsak hariciyemiz bu sayede diplomatik inisiyatif alma yeteneğini keşfederek kendine güven kazanmıştır.

Artık bizimkiler, çözümsüzlüğün Rum ve Yunan tarafına da çok şey kaybettireceğini gördüler.

Çünkü çözümsüzlüğün suçlusu durumuna düşerlerse, adadaki yeşil hattı Rumlar kendi elleriyle resmileştirecek ve KKTC'yi meşrulaştıracaklardır.

Çözümün yolu şimdi biraz daha açılmıştır. Çünkü haksız rekabet koşulları ortadan kalkmaya başlamıştır.

Batı medyasındaki suskunluk bunu gösteriyor..

DİĞER YENİ YAZILAR