Derviş sorunu

CHP'ye bu ülkenin ihtiyacı var. Ama parti, siyaseten bir iflâs manzarası sergiliyor. Ne olacak?

Haberin Devamı

CHP'ye bu ülkenin ihtiyacı var. Ama parti, siyaseten bir iflâs manzarası sergiliyor. Ne olacak?

Partinin tarihi birikimi demokrasiyi CHP'den uzaklaştırmaya çalışan ceberrutluğa herhalde pes etmeyecektir.

Engizisyon rolü verilen Yüksek Disiplin Kurulu'nun önceki gün toplanmaması, CHP'deki kurumsal vicdanın her şeye rağmen ölmediğini göstermiştir.

Son Kurultay'da Baykal'ın oluşturup seçtirdiği Yüksek Disiplin Kurulu, 15'i milletvekili ve çoğu delege olan 132 partilinin kurultayda oy kullanmalarını önleyecek bir karar alması talebiyle toplantıya çağırılmıştı.

Partinin yargı organı konumundaki kurulun üyeleri sudan bahanelerle gitmediler toplantıya. Gerçek sebebi samimiyetle açıklayan irfan Gürpınar oldu:

"Kurulda moral kalmadı. Tetikçi ya da başka bir şey olmak istemedik!"

Cevapsız sorular
Bir genel başkan, böyle bir rezaletin yüküne nasıl ve niçin katlanır? Baykal muhalif delegeleri tasfiye ederek, adayları kurultayda konuşturmayarak koltuğunu korusa, tetikçiliği reddedenleri, kabullenecek olanlarla değiştirse başarı mı kazanmış olacak?

Galibin bile yok olacağı bir Pirus zaferine kendini ve partiyi mahkûm eden çılgınlık, Deniz Baykal kalitesi ve birikimine sahip bir lideri nasıl esir alabildi? Kimse cevabını veremiyor!

Hukuku ve demokrasiyi çiğneyerek bu kurultayı alsa bile ne yapacak? Siyaset bitmeyen bir yarıştır. Daralmış bir kadro ve yitirilmiş bir itibar, onu ve partiyi nereye götürür? Bu yolun sonunda daha elemli bir yitiş vardır; nasıl göremiyor?

Değişim-cesaret
Değişim içerden açılan bir kapıdır. Bu dinamiğin motoru elbette yeni fikirler ve uzlaşma kültürüdür ama asıl inanç ve adanmışlık cesaretidir.

Dinamiği eyleme geçirmekte Kemal Derviş'in önemi büyük ama rolünü oynaması için onu razı etmenin zorluğu da büyük.. Derviş dün bir yazılı açıklama yaptı.

"Zülfü Livaneli'nin ve başka arkadaşların (herhalde Sarıgül ve Güneş'i kastediyor) gösterdikleri çabayı çok olumlu buluyorum" diyor. Ama şunu da söylüyor: "Yıllardır sevdiğim, saydığım insanları (herhalde başta Baykal) kırmak da istemiyorum."

Koltuk uğruna göze aldığı hukuk ve demokrasi cinayetlerine rağmen Baykal'a sevgi ve saygısını korumaya devam ediyorsa Derviş adını Kemal Bey sıfat olarak kullanmalıdır.

Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel'in şu sözü, özellikle siyasetçilere görev çağrısı değil mi:

"Adaletsizliği engelleyecek gücümüz olmadığı zamanlar olabilir ama itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamalı.."

DİĞER YENİ YAZILAR