Dersimiz Anayasa

Haberin Devamı

Önümüzdeki bir ay dersimiz Anayasa... Bilen bilmeyen herkes Anayasa konuşacak.

Çünkü gündem değiştirme uzmanı iktidar, kusurları değil mağduriyetleri konuşulsun istiyor.

12 Eylül’de referanduma sunulacak olan anayasa değişikliklerinin iptaline ilişkin başvuruyu Anayasa Mahkemesi (AYM) görüşmeye karar verdi. Karar 2’ye karşı 9 üyenin oyu ile alındı.

Dün sıcağı sıcağına Başbakan Yardımcısı Arınç “eğer hukuk varsa” yüksek mahkemenin referandum yapılmadan önce karar vermemesi gerektiğini söyledi ama dediği olmadı.
AYM referandumdan önce kararını verecek.


Şekil ne, esas ne?

Bülent Arınç’ın yüksek mahkemeye görevleri hakkında yaptığı telkin ve çağrılar bu kadarla kalmadı.

“Mahkeme kesinlikle esasa girmeyecek. Esas konusunda karar vermemeli” dedi.

Bir hukukçu olan Arınç’ın bu sözleri inanarak söylediğine inanmak güçtür. Çünkü şekil denetimi yaparkan mahkeme, ele alınan yasayı Anayasa’nın değiştirilemez ilk maddeleriyle uyumlu mu çelişiyor mu; öncelikle bakıyor.

Anayasa’ya uygunluk denetimiyle görevli mahkeme başka türlü görevini yapamaz.

Anayasa rejimin güvencesi olmaktan çıktığı gibi AYM de bostan korkuluğu görünümü alır aksi halde..

Mahkemenin elli yıllık içtihat birikimi sürecin böyle işlediğini gösteriyor. Nitekim türban yasasının iptal kararı da aynı şekilde çıkmıştır.


Mağdur iktidar..

İşin aslı şu ki Anayasa’nın 2’nci maddesindeki hukuk devleti ilkesinin çiğnenip çiğnenmediğini mahkemenin mutlaka ele alacağını Bülent Arınç da bilir.

Peki bu saptırma ve kafa karıştırma çabaları hangi amaca hizmet ediyor?

Tabii ki yüksek yargıya karşı halkta husumet yaratmak, AYM tarafından verileceğini tahmin ettiği iptal kararını yargının millet iradesi üstünde hegemonya yarattığı biçiminde teşhir etmek ve böylelikle seçime yine “mağdur iktidar” rolünde gitmek...

Bağımsız hukukçular iktidarın Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun oluşumunu değiştirerek yargıyı tümüyle kontrolü altına alma amaçlı maddelerin, hukuk devleti ilkesine aykırılıktan iptal edilmelerini bekliyor.

Yargıtay C. Başsavcısı Yalçınkaya geçen hafta açıkça yargının, hukuk devleti ilkesinin ihlâline karşı Anayasal düzeni koruma görev ve yetkisine sahip olduğunu söyledi.
Yüksek mahkemenin neredeyse daima iktidarın beklentileri yönünde oy kullanmakla ünlenmiş Başkanı Haşim Kılıç bile AYM ve HSYK ile ilgili değişikliklerin görüşüleceğini on gün önce belirtmiş, oyunu açığa vurduğu gerekçesiyle yine Arınç’ın eleştirilerine hedef olmuştu.

Hukukla bu kadar oynayan, yargıyla bu kadar çatışan bir iktidar huzur da bulamaz, huzur da veremez.
Türkiye’nin en büyük sıkıntısı bu!

DİĞER YENİ YAZILAR