Başbakan CHP liderini freni patlayan kamyona benzetiyor ama kendi durumu ve tutumu pek farklı değil.
Hatta dün kaşıdığı “Dersim yarası” nedeniyle onu, cephaneliğe giden bir yokuştan aşağı ateşe verilerek bırakılmış tankere benzetmek bile yanlış olmazdı!
Sakarya’daki konuşmasında CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Dersimli olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan öfke saçan bir tonla sözlerine şöyle devam etti:
Hedef Alevi kitle
“Dersim ile ilgili ne söylediklerini biliyorsunuz değil mi? Vergi vermediler diye Dersim’in köylerini kim bombaladı?
Zamanın, o zaman ki Cumhurbaşkanı’nın emriyle... Kimdi? İsmet İnönü CHP’nin başındaydı. Yani CHP bombaladı!
20 bin, 30 bin, 40 bin, 50 bin kişinin yargısız infaz edildiği söylenir. İnsaf ya; işte sizin cemaziyelevveliniz bu. Gelin de siz bunu temizleyin önce!”
“Edep yahu” diyen tasavvuf kaidesini sürekli rakiplerine hatırlatan, onları sık sık insaf sahibi olmaya çağıran Başbakan, keşke muhataplarında özlediği hassasiyetleri kendinde yaşatabilse...
Üstünden 83 yıl geçmiş Dersim isyanını referandum propagandası yaparken kullanmanın ne tür bir hayırlı amaca hizmet edeceğini bilmiyoruz.
Ama bildiğimiz şu ki sözleri düzeltilmesine imkân bulunmayan yanlışlarla doludur.
En iyisi hiç söylenmemiş sayılmasıdır!
Başbakan’ın amacı geçen yılın Kasım’ında CHP ile Alevi yurttaşlar arasında kırgınlıklara sebep olmuş bir tartışmayı canlandırmaktır.
Hatırlanacağı gibi CHP’li Onur Öymen meclis kürsüsünde Dersim isyanının bastırılış şeklini onaylayan sözler sarfetmiş Kılıçdaroğlu da Öymen’i önce istifaya davet etmiş sonra parti yönetiminden destek görmemesi sebebiyle ısrarcı olmamıştı.
Sebebi ne olabilir?
Kılıçdaroğlu’nu Alevi yurttaşların gözünden düşürmek amacıyla söylenmiş bu yalan yanlış iddiaların 12 Eylül’deki referandumla ne ilgisi olabilir?
Dersim aşağı, Dersim yukarı; Başbakan acaba Tunceli adını böylelikle unutturmaya mı uğraşıyor?
Toplumdaki bölünmenin yarattığı riskler iktidarın derdi değil midir ki, bir coğrafi bölgenin, bir inanç grubunun yüreğindeki acılar, kafalarındaki şüpheler uyandırılıyor ve oy uğruna bu insanlar devlete karşı kışkırtılıyor?
Seksen üç yıl öncesinin tek parti dönemine ait bir olayın hesabını bugünün CHP yöneticilerinden sormanın hangi edep ve insaf ölçüsüne uyduğunu bilemiyoruz.
Ama meydanları tahrik etmekte bu kadar ileri gitmeyi göze aldığına göre Başbakan Erdoğan’ın 12 Eylül’de kaybetme korkusu çekmeye başladığını tahmin edebiliyoruz.
Yoksa bu kumarı niye göze alsın?
Dersim İsyanı üstünden rant sağlamaya çalışmak, kavgada bel altına vurmak gibi bir sorumsuzluktur.
Gerçek bir devlet adamı böyle bir kumarın yaratacağı zararların müsebbibi olmaktansa referandumda bile bile yenilmeyi dahi tercih eder!
Dersim’i kaşımak...
Haberin Devamı

