Ders aldık mı?

SSK'daki büyük ilâç yolsuzluğu VATAN'ın habercilik başarılarından biriydi

Haberin Devamı

SSK'daki büyük ilâç yolsuzluğu VATAN'ın habercilik başarılarından biriydi.

Roche firmasının ecza depolarına 88 milyon liraya verdiği bir kanser ilâcının, ihale oyunları ile SSK'ya 230 milyon liraya satıldığı iddiasını kamuoyuna VATAN duyurmuştu.

Savcılığın, aylardır yürüttüğü adli ve teknik soruşturmanın belli bir noktaya geldiği anlaşılıyor. Dün Roche firmasının ve SSK'nın çok sayıda üst yöneticisi, ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı.

Yeterli delil varsa yargı suçlu görülenlere hak ettikleri cezaları verecektir.

Uluslararası dev bir ilâç firmasının yolsuzluk iddialarına bulaşması önemlidir ama daha önemli olan şudur:

Rezaletin patlak vermesinden bu yana aylar geçti. Acaba devlet bu tecrübeden ders çıkararak aynı yol ve yöntemlerle soyulmasına karşı yeterli tedbirleri aldı mı? Hayır, sivrisinek avı sürüyor ama bataklık aynen duruyor.

Mesleğin kıdemlileri, Türkiye'deki düzenin kökten değişmesi gerektiğini söylüyor.

Çünkü "Bu ülkede ucuz ilâcın kesinlikle satış şansı yoktur. Ucuz ilâcı doktor yazmaz, eczacı satmak istemez, vatandaş da ucuz ilâcın etkisiz olduğuna inanır."

O yüzden ilâç fıyatları şişiriliyor, sonra da bu haksız kazanç, sofranın başına oturanlar tarafından paylaşılıyor. Yerli firmalar ya küçülüp batıyor veya yabancılar tarafından yutuluyor.

Köklü çare elbette halkın bilinçlenmesi ve pahalı ilâç yazmaktan kaynaklanan avantaları reddeden doktorların çoğalmasıdır.

Ama hükümetin de yapabileceği şeyler var. Meselâ ihalelerde ucuz ilâcı alarak rekabeti teşvik etmek ve yüksek fiyatlı ilâçların etiketini teklif edilen fiyat düzeyine indirmeye yönelmek..

Aksi halde bu soruşturma nedeniyle kurtlar kuytuya çekilecek, fırtına geçince yeniden yağma sofrasına üşüşeceklerdir.

Irak'ta düş kırıklığı
Irak geleceğini kuruyor ve Türkiye ulusal menfaatleri açısından bu yapılanmayı önemsiyor.

Peki bunun için ne yaptık?

Seçim sonuçlarından bellidir:

Sistani'nin Şii ittifakı 4 milyon, Kürtlerin koalisyonu 2 milyon 176 bin, Allavi'nin laik Şii listesi 1 milyon 169 bin oy alırken Türkmen Cephesi ancak 93 bin oy toplayabilmiştir.

Türkmenlere gereken destek ve motivasyonun verilememiş olduğunu gösteren bu tablo Türkiye'nin elini zayıflatmakta ve Tükiye'yi hariçten gazel okuyan bir komşu konumuna düşürmektedir.

Çıkarımız, toprak bütünlüğü güvence altına alınmış, petrolü tüm halkın ortak zenginliği olan, demokratik ve laik yapıda bir Irak devletidir.

Şii ittifakının salt çoğunluğun altında kalması ve güçlenen Kürtlerin yüksek düzeyde temsil hakkını kazanması, parçalanma ve dine dayalı rejim risklerini azaltıyor.

Nitekim Kürt sözcüler sistematik olarak Türkiye'nin kaygı duymasına sebep bulunmadığı üstüne mesajlar yolluyorlar.

Irak'ta Türkiye'nin riski Amerika'nın da riskidir. Son zamanlarda ABD'ye karşı hırçınlaşan Ankara'nın yeniden işbirliğine açık politikalara yönelmesi yerinde olmuştur.

Zaten Irak'taki demokratik sürece destek vererek şans tanımaktan ve diplomasiyi ABD üstünden yürütmekten başka seçeneğimiz bulunmuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR