Derinlikli müzakere

Haberin Devamı

Otuz yılı aşkın bir süredir “Terörle pazarlık olmaz” diye yazıyor, söylüyoruz.

Ama sanki önümüzde dev bir engel var ve ilerlememize izin vermiyor.

Biz de çaresizlik içinde terörle pazarlık ediyoruz.

Bir yılı geçtiği hâlde bu çabalardan sonuç alamadığımız için de daha ileri bir aşamaya sıçrama şansımızı artırmayı umuyoruz.

İmralı’da Öcalan’la uzun bir görüşme yapan BDP heyeti, şu anda uygulanan yöntemin işe yaramadığını öne sürerek şu görüşleri ifade etti:

“Kalıcı çözüm için mutlaka derinlikli müzakerelere geçilmesi gerekiyor..”

Öcalan BDP’li ziyaretçilerine İmralı’da ateşkesi sürdürmenin önemini anlatmış.

Bu durumu korumaya iki tarafın birlikte özen göstermesi gerektiğini belirttikten sonra da şöyle devam etmiş:

“Devletin derinlikli bir müzakere için yeterli araçları ve imkânları yaratması, sürecin ilerlemesi için elzemdir.”

Siyasi çevrelerde, KCK’ya bağlı silâhlı unsurların sınır ötesine çekilmesini durduran kararından dolayı Kandil’i, Öcalan’ın eleştirileceği beklentisi oluşmuştu. Bu tahmin tutmadı.

Böylelikle süreçteki yavaşlığa tepki göstermekte KCK’nın yerinde bir karar verdiği anlaşılmış oldu.

Öcalan’ın başka türlü davranma şansı kalmadığı da belirtilmiş oldu.

Ömür boyu hapse mahkûm terör örgütü elebaşısı Öcalan, kalıcı çözüm arama vaktinin geldiğini belirtiyor. Ama farklı bir tarzla...

“Mutlaka diyalog aşamasından çıkıp derinlikli müzakerelere geçilmesi gerekiyor. Bunun araçlarının, olanaklarının yaratılması gerekiyor.”

Öcalan bu görevin devletin borcu olduğunu düşünüyor. Ve ihtiyaçları konusunda uzun ve zor bir liste veriyor:

“Burada tek başıma dış dünyayla bağlantım zayıfken müzakere yürütemem. Benimle müzakere isteniyorsa avukatlarımla, başka siyasi heyetlerle görüşebilmem gerekiyor. Basınla, medya kuruluşlarıyla görüşebilmem gerekiyor.

Devlete bu çerçevede önerilerimi yaptım. Ne kadar ciddiye alınacağını hep birlikte göreceğiz.”

Terör örgütü liderine bir ofis gerekecektir.

Bu düzeyde temasları devlet çatısı altında yürüteceğine göre yetki ve unvan sahibi olmak isteyecektir.

İki taraf da makul olmalı, şeffaf olmalı, “tavşana kaç, tazıya tut” türü yöntemlere başvurarak kimse zamana oynamamalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR