Şarkıcı Bülent Ersoy'un siyaset gündemini karıştıracağı belli olan TV röportajı yarın yayınlanacak.
O programda Ersoy, 12 Eylül askeri yönetimi tarafından kendisine konulan sahne yasağını aşabilmek için çektiklerini anlatırken şöyle bir iddia ortaya atıyor:
"Bugün genel başkan olan çok ünlü bir siyasetçimiz bu yasağı delebilmem için benden o zaman için hatirı sayılır bir servet olan 100 milyon lira istedi.."
Ameliyatla kadın olan Bülent Ersoy'un taşkın üslubu, bu paranın rüşvet olarak istendiği yolunda bir izlenim doğurdu. Toplumun mutsuzluktan kaynaklanan öfkesine adanacak kurbanı bulmak için de hemen hareket başladı.
DYP Genel Başkanı Ağar'in yaptığı tarif ve eleme yoluyla yapılan aramalar bizi CHP lideri Baykal'a götürdü.
Fakat Deniz Baykal bu konudaki tartışmalara doğrudan taraf olmak istemiyordu.
Yakın çevresine anlattığına göre Ersoy'un sahne yasağına uğradığı dönemde kendisi de bir grup siyasetçi ile birlikte 12 Eylül rejiminin koyduğu siyaset yasağına tâbi idi.
O dönemde avukatlık yaparken Ersoy'la görüşmüşlerdi fakat para konuşulmamıştı.
Baykal, kamuoyunda oluşan meraka rağmen sorulara açıkça cevap vermekten sakındı. Çevresindeki arkadaşlarına "iddia net olarak ortaya konulsun, ona göre hareket edem" demiş.
Oysa beklemesine gerek yoktu.
Bu iş avukat-müvekkil ilişkisi ise sözü edilen para gerçek bile olsa istemek suç değildir. Çünkü vekâlet ücretinde üst sınır bulunmuyor.
Bülent Ersoy'un avukatı görünmekten bir siyasetçi olarak zarar göreceğini düşünüyor olabilir. Ama o da yanlıştır.
Cinsiyet tercihi nedeniyle ayrıma uğramış bir sanatçının savunmasını üstlenmek bir avukat için doğal bir görev ise sol bir siyasetçi için üstelik onurla yürütülecek bir görevdir.
Öyleyse Baykal niçin saklanıyor?
Topluma mı güvenemiyor, kendine mi?
Yoksa deşildikçe olayın ortaya çıkacağından korkulan başka bir boyutu mu var?
Ahlâk sorunu!
Her şey PKK'nın çok başlı bir haydutlar çetesi olduğunu gösteriyor.
Brüksel'de ateşkes ilân ediyorlar, ülkede saldırılara, kışkırtmalara devam ediyorlar.
Önceki gece Trabzon'un Maçka ilçesinde bir grup bölücü terörist güvenlik güçleriyle çatıştı.
Ne işleri var Karadeniz'de? Niyetleri halkı tahrik etmek ve çatışmayı olabildiği kadar yaygın hale getirmek.
Çatışmada bir terörist öldürülmüş, yaralı olarak ele geçirileni linç etmek isteyen halkın elinden güvenlik güçleri büyük zorluk çekerek kurtarmıştır.
Apo'nun talimatı ile parti olma yolunda ilerleyen Demokratik Toplum Hareketi'nin önde gelenlerinden Orhan Doğan geçen gün "PKK Karadeniz'de ne arıyor?" sorusuna Radikal'de şu cevabı vermişti:
"PKK'nın Türkiye'ye açılma ve Karadeniz'e yayılma projesi var. Silâhlı mücadele propagandasıyla (PKK) Kürt sorununu Türkiye'ye anlatmak istiyor!"
Demek ki kendileri milletin kulağına söyleyecek, PKK da kafasına vuracak, yetmediği yerde kurşun sıkacak.
Terörle aynı yolun yolcusu parti olur mu?
Kürt sorunu büyük ölçüde terör sorunudur, kalan kısmı da ahlâk sorunu!
Deniz Bey konuşun!
Şarkıcı Bülent Ersoy'un siyaset gündemini karıştıracağı belli olan TV röportajı yarın yayınlanacak
Haberin Devamı

