Başbakan Erdoğan "Bürokratik oligarşiyi halledemedik. Başkanlık sistemini işte bundan istiyorum" dedi.
17 Aralık'ta AB'den müzakere tarihi almanın sağlayacağı gücü Tayyip Erdoğan'ın bu sistem değişikliğini gerçekleştirmek amacında kullanacağı şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Biz AKP'nin parlamentodaki gücünü ve AB zirvesi ile arkasına alacağı rüzgârı bir oldu-bitti yaratmakta kullanabileceği endişesi beslediğimiz için geçen gün "başkanlık sistemini tartışmaya yeterli zamanı vermeliyiz" uyarısı yapmıştık. Bu çağrı yankı buldu ve çok sayıda okurumuz görüşleriyle tartışmaya katıldı.
Lâfı uzatmadan ağır basan eğilimi formüle edelim:
Şimdiye kadar kurallarına tam uyarak ve hakkını vererek çalıştırdık mı ki parlamenter sistemi terk etmeye niyet ediyoruz?
Sorunlar sistemden değil de bizim yanlışlarımızdan geliyorsa ve başkanlık sistemi de aynı nedenlerle çalışmazsa ne yapacağız?
Sorun sistem mi?
Bir sanayi yöneticisi olan Fatih Özel "Bence sorun sistem sorunu değil, sistemi çalıştırmama ve dejenere etme sorunudur. Bu sistemi tamir etmek, başkanlık sistemine geçmekten daha kolaydır" diyor.
Gerçekten de bir sistemden şikâyet etmek için önce onu eksiksiz çalıştırmak gerekir. İnsan kaynaklı sorunlan sisteme yükleyen bir acelecilik, yeni yapılanma sayesinde devleti daha kolay ele geçirme niyetine hizmet etmiyor olsa bile büyük riskler taşıyacaktır.
Başkanlık sisteminin de yürümediğini ağır hasarlar yaratarak bize öğretecektir.
Eğer Türkiye'de etkili denetim yapan bir parlamento yoksa, yargı bağımsız olmamak yüzünden işlevini yerine getiremiyorsa, siyasi muhalefet kifayetsizse, bakanlık koltuklarında alanlarının en iyi şahsiyetleri oturmuyorsa, günah parlamenter sistemin değildir.
Unutmamak gerekir ki demokrasi özürlü bir zihniyetin başkanlık sistemine geçiş fırsatını kullanarak yaratacağı düzen diktatörlüğü getirebilir!
'Tek adam" tutkusu
Bugün zaten parlamenter sistemin varlığından söz edilemez. Şu anda kendine özgü bir sistem, "Genel Başkanlık Sistemi" yürüyor.
Tayyip Erdoğan istediği her yasayı meclisten geçiriyor, dilediği politikayı belirleyip uyguluyor. AB'ye yoğunlaştığı için bu aleti şimdiye kadar genellikle iyiye kullandı.
Ama birkaç yasa Cumhurbaşkanı ile Anayasa Mahkemesi'nden döndü diye sistemi değiştirmek ve denetimden kurtulmak için başbakanlık yetkilerini Çankaya'ya yanında götürmek peşinde ise korkmak gerekir.
Başkanlık sistemine geçme seçeneğine yeterli zamanı tanımak yetmez.
AB sürecinden yararlanarak yürürlükteki parlamenter sistemi tamir ederek mükemmelleştirmek Türkiye'ye çok daha akılcı bir seçim yapmanın ufkunu açar.
Bu fırsatı değerlendirmeliyiz.
Bizim sorunumuz sistem değil, demokrasi namusu ve hukuka saygıdır.
Karambol golleri arayan iktidarlar geçmişte kalmalı!
Demokrasi namusu
Başbakan Erdoğan "Bürokratik oligarşiyi halledemedik. Başkanlık sistemini işte bundan istiyorum" dedi
Haberin Devamı

