Demokrasi kolay değil

Haberin Devamı

Silâhlı Kuvvetler içinde darbe düşü kuran hatta planını yapan cunta yok mudur?

Kuşkusuz vardır ama doğru cevabı mahkemeler bitince alacağız. Yalnız şu gerçeği gözden kaçırmayalım:

Soruşturmalar nedeniyle öğrendik ki yedi-sekiz yıl içinde sayısız darbe planı yapılmış fakat hiçbiri eylem zeminine sokulmamıştır.

Buna rağmen TSK’yı itibarsızlaştırma kastı ile kurgulanmış bir psikolojik savaşın varlığını herkes görebiliyor.

İdeolojik nefretten beslenen yayınların kamuoyunda oluşturduğu şartlanma yargıyı etkiliyor.

Yargı suçlananlara bu yüzden adeta hasım gibi davranıyor.

Tutukluluğu infaz gibi işletiyor. O kadarla da kalmıyor.

Adalet yürek ister

Sanık haklarına mesafeli duruyor, onların parmaklık arkasında uğradıkları maddi ve manevi kayıplar nedeniyle duydukları acılara saygı göstermiyor.

“Adalet mülkün temeli” ise devlet tehlike geçiriyor demektir.

Yargıç ve savcılarımızdan milletin beklediği, gerçeğe mümkün olabilecek en kısa zamanda ulaşmaktır.

Onlardan istenen yalnız dürüstçe görevlerini yapmaları cesaretlerini, yüreklerini adalet için kullanmalarıdır.

Şüpheli konumdaki kişiler arasından suçluları ayırmak ve masumları acı çekmekten kurtarmak ne kadar insanî bir görevse, davaları hızlandırarak TSK’yı kurum olarak arındırmak en az o kadar önemli bir vatanseverlik borcudur.

Demokrasi isek..

Balyoz Planı soruşturması kapsamında tutuklanan eski 1. Ordu Komutanı emekli orgeneral Çetin Doğan dün “hâkimlere, savcılara, politikacılara ve işlenen hukuk cinayetlerini dışarda seyirci gibi izleyenlere” bir duyuru yayınladı.

Emekli orgeneral Çetin Doğan, siyasetin elini yargıya sokması nedeniyle doğmuş bir facianın mağduru olduğunu uzun uzun anlattığı mektubunda “Balyoz Planı”nın bilgisayar tekniği ile imal edilmiş bir belge olduğunu söylüyor.

Yöneltilen suçlamaların gerçek olmadığını kanıtlayacak yığınla belgenin ve tanık ifadesinin bulunduğunu belirtiyor.

Karmaşık bir davanın birkaç haftada üstesinden gelmek mümkün değildir, kabul.

Ama masumları da içerde tutarak onları maddi, manevi yıkıma uğratmanın adaletle hiçbir ilgisi yoktur.

Yargı, emekli orgeneral Çetin Doğan’dan yükselen itirazın aylardan beri Silivri’de yattığı halde neyle suçlandıklarını bilmeyen tutukluları da temsil ettiğini bilmelidir.

Çetin Doğan’ın ifadesiyle “Önce içeri alalım, gerisi Allah kerim” anlayışına dayanan yaklaşımın doğurduğu bir yargı faciası varsa ortada görev, bunu örtbas etmek değil hemen sonlandırmaktır.

Darbelere karşı çıkmak hakkı demokrasilere aittir. Ama demokrasi kolay değil.

Eğer demokrasi isek çağdaş hukuka ve insan haklarına saygı göstereceğiz.

Aksi halde darbeci diye suçladıklarımız mağdur olurken biz darbeci oluruz!

DİĞER YENİ YAZILAR