Demirel formülü

Haberin Devamı

Süleyman Demirel siyasetçiler için iyi günlerde bile yararlanmayı ihmal etmemeleri gereken bir bilgedir.
Adının açıkça anılmasından darbe liderleri hoşlanmadığı için ondan çeyrek yüzyıl önce dahi “Bir Bilen” diye bahsedilirdi.
Şimdi siyasetçiler dar zamanlarında bile yeterince yararlanmayı bilmiyorlar tecrübelerinden.
Ankara’daki temaslarımız sırasında eski cumhurbaşkanını ziyaret ederek görüşlerini aldık. Görüşmenin bende bıraktığı izlenim şu:
Demirel’i merkez sağ ve soldaki birleşmeler biraz ümitlendirmiş olsa da seçim için yine de şüpheler, hatta endişeler taşıyor.
Tahmin yapmaktan kaçınması iyi dileklerde bulunmakla yetinmesi bundandır. Tahminini sorduğumuzda sadece şunu dedi:
“Seçim hayırlı olsun, birleşmeler hayırlı olsun. Seçimin halkı da birleştirmesi lâzım. Seçimin kriz ve sancı getirmemesi için herkes oyunu kullanmalı.”
AKP kazanırsa...
Aslında Türkiye bugün de sancı çekiyor. Halk AKP yönetiminde bir geleceğe güvenmiyor, korkuyor. Meydanları bu korku doldurdu.
Siyasal İslâm’ın gidişten zarar görmesini önlemeye çalışanlar Müslüman-laik ayrımını keskinleştirerek AKP’yi koruduklarını sanıyorlar. O yığınları oluşturanların çoğunlukla hem dinine, hem cumhuriyete bağlı insanlar olduklarını bilmiyorlar mı?
Biliyorlar ama dini siyaset aleti yapanlarda günah korkusu da kalkıyor herhalde.
Mitinglere kadar bölünme iktidar ile cumhurbaşkanı, asker, yargı, üniversite gibi devlet kurumları arasında idi. Sonra ona halkın Müslüman-laik diye bölünmüşlüğü de eklendi. Şimdi seçimi AKP kazanırsa devlet ve devletten yana olanlar kaybetmiş mi sayılacak?
Farkında olmadan elbirliği ile böyle bir yanlışı mı körüklüyoruz?
Böyle bir yanlış algılama çok tahripkâr olmaz mı?
Demirel, cumhurbaşkanı sorumluluklarını taşımaya devam ediyor. Her şeyi dinliyor ama her şeye cevap vermiyor. Hiçbir yorum yapmaması, acaba bu kaygılara hak verdiğine işaret eder mi bilmiyorum.
Halka seçtirmeli
Demirel’e göre Türkiye’yi krize sokan nedenlerin başında temsilde yaşanan adaletsizlik geliyor.
“Bize cumhurbaşkanı seçtirmeyen sebep yüzde on oranındaki benzersiz seçim barajıdır.”
Türkiye milletvekillerini dar bölgeli ve iki turlu seçimle belirlediği sisteme çoktan girmeliydi.
Barajı indirip dar bölgeli, iki turlu seçim sistemine geçmek için treni yine kaçırdık ama Süleyman Demirel’e göre seçimden sonra yeni kriz istemiyorsak cumhurbaşkanını halk seçmelidir.
Demirel, bu seçimi halka yaptırmaktan vazgeçmek için hiç bir bahane kabul etmiyor.
Sezer’i etkiliyor görünmenin risklerini göze almak pahasına “Ben olsaydım Anayasa değişikliğine onay verirdim” diyor.
Temsil adaleti güvence altına aldıktan sonra her türlü sıkıntıya tek etkili ilâcın halk oyu olduğunu söylüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR