Dehşet dengesi

Haberin Devamı

CHP’ye Atatürk’ten miras İş Bankası hisseleri, iktidar partisinin yeniden hedefi oldu.

Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerini ya Hazine’ye veya kayyuma devretmesi gerektiğini öne sürdü.

Atatürk, bankadaki yüzde 28 hissesinin yönetimini CHP’ye bırakmış, buradan elde edilen gelirin Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’na verilmesini vasiyet etmişti.

Yani birçok okumuş insanın dahi zannettiğinin aksine CHP İş Bankası’nın sahibi değildir. Her yıl bankanın sağladığı kârdan kasasına oluk gibi para aktığı sözleri de doğru değildir.

Peki AKP’nin bu tartışmayı açmaktaki çıkarı ne?

CHP 11 kişilik banka yönetim kuruluna 4 üye veriyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Gedikli, CHP’nin bu yöneticiler sayesinde bankanın kararlarını, örneğin reklâm fonlarını etkileme ve yönlendirme olanağı elde ettiğini öne sürdü dünkü basın toplantısında.

Gedikli’ye göre CHP doğrudan bir gelir sağlamıyor ama “ticaretin tam göbeğinde” yer almanın avantajlarını kullanıyor.

Bu, Anayasa’ya göre suçtur. Çünkü yasalarımıza göre partiler ticaret yapamaz.

Kaldı mı öyle mahkemeler?

CHP tahmin edilebileceği gibi suçlamaları kabul etmiyor. Söylenen şu:

Banka yönetim kuruluna gönderilen üyelere verilen görev, Atatürk’ün vasiyetine saygı geleneğini sürdürmek, kararlarda objektif bankacılık normlarına uyulmasını gözetmektir.

AKP’li Gedikli “Atatürk’ün vasiyetine saygılıyız” diyor ama CHP’nin İş Bankası’ndaki ortaklığından sağladığı menfaate seyirci kalmayacaklarını döne döne tekrarlıyor.

Ne yapılabilir?

Gedikli yeni Anayasa yapılırken çözüm bulunabileceği imasında bulundu.

Bu mümkün mü?

12 Eylül askeri yönetimi CHP’yi kapattığında ortaklık ilişkisi de fiilen son bulmuştu ama CHP tekrar açıldıktan sonra bankadaki Atatürk hisselerinin yönetimi mahkeme kararı ile yeniden CHP’ye geçmiştir.

Aynı tarihin tekrar edeceğini umanlar varsa şu soruyu sorsunlar:

“O mahkemeleri günümüz Türkiyesi’nde bulmak acaba mümkün olur mu?”

Ergenekon mu; yok artık!

Kavganın sertleşeceğini söyleyebiliriz.

AKP’li Gedikli, CHP’nin İş Bankası Yönetim Kurulu’ndaki üyelerinden yararlanarak özellikle reklâm fonlarını etkilediğine dair duyumlar aldıkları iddiasından hareketle şuraya ulaşıyor:

“Yazılıp çizilenlerden anlıyoruz ki bu işler finansal Ergenekon’a kadar da gidiyor yani!”

Bu ölçüsüzlük, çürüme sürecine giren Ergenekon’u canlandırma çabası mıdır yoksa Deniz Feneri rezaletini dengeleyecek bir misilleme silâhı yaratabilmek için bulunduğu sanılan bir parlak fikir mi?

Deniz Feneri yolsuzluğunu karanlıkta unutturmanın yolu, o davayı gündemde tutmakta kararlı görünen CHP’yi benzer büyüklükte bir rezalete bulaştırmaktır.

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli bankasını, ekonomimiz için taşıdığı önem ve değeri görmezlikten gelerek siyasi kavgaların kum torbası yapan bir iktidar acaba başka ne gibi bir amaç güdüyor olabilir?

Bu kavga ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar vermemeli, ahlâki değerlere bağlı kitleleri utandırmamalıdır.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Gedikli dün çoğu dedikodulardan üremiş şüpheler seslendirirken bir sürü soru sordu.

O soruların cevaplarına on yıldır hükümet olan bir partinin ulaşmasında zorluk olamaz.

Sorumluluklar ve değerler, “tencere dibin kara, seninki benden kara” mesajı vermek uğruna böyle harcanmamalı!

DİĞER YENİ YAZILAR