Değişmesin o maddeler

Haberin Devamı

Meclis yeni Anayasa’yı yaparken eski Anayasa’nın verdiği hak ve yetkileri kullanıyor.

AKP baştaki “devletin şekli ve temel ilkeler” ile “inkılâp kanunlarını koruyan” son hükümlere ait önerilerini Meclis Başkanlığı’na sundu.

Beklendiği gibi iktidar “ölçü kaçtı rejim değişikliğine gidiyorlar” tedirginliği yaşayan çevrelere hak verdirecek bir düzen getirecek görünüyor.

AKP “değiştirilemez” denilen ilk üç maddesinin ikisinde değişiklik istiyor.

Sadece “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” diyen birinci maddeye dokunmadı.

İkinci maddede “toplumun huzuru milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde” ve “Atatürk milliyetçiliğine bağlı” ifadelerine yer vermezken şu ifadeleri taşıyan bir madde önerdi:

Anayasa suçu

“Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”

“Devletin dili Türkçe’dir” hükmünü de “Resmi dili Türkçe’dir” şeklinde değiştirdi.

Değiştirilmezliği “teklif dahi edilemez” ölçeğinde güvenceye bağlanmış maddeler şimdi “güvendiğin dağlara kar yağıyor” deyişinin haklılığını kanıtlayacak gibi...

Dün bunları düşünürken Anayasa hukuku alanında saygın bir otorite olan Prof. Erdoğan Teziç’in “Anayasa Hukuku” kitabını okuyordum.

Sonra telefonda konuşma olanağı buldum.

1971/37, 1975/87, 1976/46 ve 1977/4 sayılı kararların unutulamayacağını belirten Prof. Teziç “Anayasa Mahkemesi kendi içtihatlarından vaz mı geçiyor?” diye sordu.

Çünkü 1961 anayasasının yürürlükte bulunduğu dönemde oluşmuş bu dört karar varken kimse “yasaklayıcı hükümleri dinlemiyorum“ diyemez.

Pişmanlık olmasın

Yani Anayasa’nın “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” zırhı giydirilmiş bu maddeler yürürlüktedir şu anda ve Anayasa Mahkemesi bunları yok sayamaz.

Öteki maddeler değişebilir ama ilk dört; bunlara yönelecek bir müdahale darbe olur. Anayasa darbesi!

Prof. Teziç, cumhuriyetin değişmez niteliklerinin Meclis’i de Anayasa Mahkemesi’ni de bağlayacağını hatırlatıyor, uyarıyor.

AKP iktidarının, Anayasa’nın değiştirilemeyecek hükümlerinden kurtulmak istediğini anlamak zor değildir.

Ama bu konuda halkı ikna etmek o kadar kolay olmayacak.

Terörle ilgili çözüm sürecinden yeni Anayasa da etkilenecektir.

Bütün partiler çözüm sürecine ortak olmalıdır.

Yolun sonunda pişmanlıkla karşılaşmayalım!

DİĞER YENİ YAZILAR