Başbakan seçimde izleyecekleri stratejinin ana unsurlarını açığa vurdu.
“TL bazında Türkiye ekonomisi bir trilyon lira milli gelir seviyesine ulaşarak rekor kırmıştır.. Alın teri değen herkese teşekkür ediyorum.”
“Onlar tuzak kuracaklar. Önce Allah sonra millet o tuzakları bozacak. Onların bir tuzağı varsa Allah’ın da bir tuzağı vardır, milletin de bir tuzağı vardır.”
“O tuzakların hepsi tek tek boşa çıkıyor. İlkesizce atılan manşetler yalanlar sahiplerini utandırıyor.”
“Eğer bu karanlık tarihler unutulursa tekerrür eder. Gençlerimizin bu darbelerin nasıl hazırlandığını bilmeleri gerekir.”
“Ülkemizin refahını, huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur.
Bu ülkenin güvenlik güçleri gerekli müdahaleyi yapar, kusura bakmayın.”
Başbakan’ın yaptığı konuşmanın değişik bölümlerinden alınan parçalar iktidar partisinin üç seçim içeren dönemde önemseyeceği konuların ipuçlarını veriyor.
Mağduriyet AKP’nin çok yararlandığı bir sömürü alanıdır.
Bu şekilde parti sözcüleri, iç ve dış tehditlere karşı önce Allah’a sonra halka sığınıyor görüntüsü vermenin fırsatını elde etmektedir.
Başbakan Erdoğan, hitabet sanatı saydığı öfkeyi kullanmaya devam edecektir. Çünkü kazandırdığına inanmıştır.
Ve öfke aracını da en çok medyayı terbiye etme hedefine ulaşmak için kullanacaktır.
Mağduriyet şikâyetleri güncel tutulurken askeri darbelerin gündemden düşmemesine özen gösterilecektir.
Toplumsal olaylara son aylarda polisin sadece katkıda bulunduğunu söylemek mümkündür.
Türkiye’nin imajına zarar veren ve “polis devleti” olarak nitelenmesine sebep olan bu müdahale anlayışını terk etme zamanının geldiğini iktidar artık fark etmelidir.
Başbakan’ın konuşması, asayiş ve güvenlik siyasetinde, demokratik hoşgörüye doğru bir değişim getirileceğini vaat eden bir işaret taşımıyor.
Bu arada din istismarı da tırmanışını sürdürüyor.
Merak ediyor insan:
İktidar partisinin seçim anketlerinden aldığı sonuçlar, yüzde 50 seviyesini koruduğunu gösteriyor.
Bu zorlamaların sebebi ve hedefi ne?
Şehit hesabı
Ne zaman PKK ile görüşmelerden söz açılsa AKP ve BDP sözcüleri “İki aydır şehit cenazesi gelmiyor; daha ne” argümanını sunuyorlar.
Vatandaşın kafası karışık.
Sorduğu şudur:
Şehit vermemenin karşılığı ne?
Çok dikkat etmek lâzım:
Bu sorunun cevabı, ileride daha çok şehit vermenin sebebi asla olmalı!
Değişmek zamanı
Haberin Devamı

