Değişen ne?

ANAP Genel Başkanı Mumcu'ya göre Danıştay, hükümeti bir krize düşmekten kurtarmıştır...

Haberin Devamı

ANAP Genel Başkanı Mumcu'ya göre Danıştay, hükümeti bir krize düşmekten kurtarmıştır.

Çünkü... Altıncı Daire Galataport ihalesini iptal etmeseydi Başbakan Yardımcısı Şener "tam bir yüz karası" olan işi ve ilişkileri kamuoyuna açıklayacaktı.

Danıştay karan, iptal gereğinin gerçek sebeplerini açığa vurmaktan Abdüllatif Şener'i, deşifre olmaktan da iktidarı korumuştur.

Erkan Mumcu, karartılmış sahnelerde oynanan üç perdelik oyuna ışık tutuyor:

Kuşadası Limanı'nı ikinci firmaya veriyorsunuz. Birinci firmaya tanımadığınız dolgu yapma hakkını bunlara yönetmelikle tanıyorsunuz. Yönetmeliği mahkeme iptal edince adamlara "kanun çıkarırız" diye söz verip Ofer-Kutman avukatlarının hazırladığı kanun metnini geceyarısı meclisten geçiriyorsunuz.

İKİNCİ PERDE: Aynı familya ile bir gece-yarısı görüşüyorsunuz. Ertesi gün Tüpraş'ın yüzde 14,76 hissesi için teklif alıp satışı gerçekleştiriyorsunuz. Birkaç ayda 500 milyon dolar kazandıran bu satıştan kimsenin haberi olmuyor. Satişı yapan aracı kurum durumu her şey bittikten sonra İMKB'ye bildiriyor.

ÜÇÜNCÜ PERDE: Galataport sürecinde baştan anlaşıyorsunuz. Anlaştığınız adam "Başbakan bize projenin değiştirilmesi yönünde görev verdi" diyor. Başbakan hangi yetkiyle bu görevi verdi? Kimdir bu adamlar ki karşılarına üç bakan, dört milletvekili, 20 bürokrat ve bir Başbakan konuyor?

Türkiye'de temiz siyasetin önünü tıkayan dokunulmazlık rezaleti olmasa savcılar ANAP liderinin bu açıklamalarını suç duyurusu sayıp soruşturma acardı. Biz de Başbakan Yardımcısı Şener'in ancak partiyi bırakıp gitme noktasına geldiği takdirde açığa vuracağı suçlan ve suçluları öğrenir, kendimizi korurduk.

Ama şimdi ne oldu? Galataport'u Danıştay iptal etti, Abdüllatif Şener'in başını derde sokmasına gerek kalmadı.

Şener kurtuldu ama o ekip kaldı ve iş bitirme yöntemlerini şimdi Şener'le karşı karşıya gelmeyeceği başka alanlarda sürdürecek.

Çünkü yargı karan ile yolsuz bir işlem durdurulmuş fakat o yolsuzluğun oyuncuları deşifre ve tasfiye edilememiştir.

Cüzdanlarınıza sahip olun!

Sürpriz ülkesi
Sürpriz çekicidir ama öngörülebilir bir ülkede yaşamak hepsinden iyidir.

Kapıkule Gümrüğü'nden otomobiliyle yurt dışına çıkmak isterken Zafer Çava adlı vatandaşın uğradığı talihsizlik çok düşündürücü.

Adamcağız pasaportunu görevli polise uzatıyor. Pasaportun içinde 10 Euro bulunduğunu görünce polis şikâyetçi oluyor ve Zafer Çava rüşvet vermekten tutuklanıyor.

Zorluk görmeden işini bitirip bir an önce yola revan olmak için o parayı şimdiye kadar kimbilir kaç kez ödemiştir?

Yurt dışında çalışan bir işçi, bu tür kanunsuz kazançların kapısını "bir süreliğine" kapatan bir operasyonunun yeni yapıldığını, 58 gümrükçü ile 19 polisin tutuklandığını nereden bilsin?
Bir sürprizdir rüşvetin gümrükte durması.

"Hemşerim bu 10 Euro'nu afiyetle sen ye. Artık burada rüşvet yenmiyor" diyebilirdi polis memuru. Bu hoş bir sürpriz olurdu.

"Vay bana rüşvet teklif ettin" diyen bir kompleksliye denk geldiği için kötü sürpriz mağduru olmuştur.

Tanrı hepinizi hoş sürprizlerle karşılaştırsın!

DİĞER YENİ YAZILAR