Dediğin gibi ol!

Evet, Tayyip Erdoğan büyük oynuyor. Hedefi AKP'yi halkın yüzde 65'ini oluşturan merkez sağın tek partisi yapmak..

Haberin Devamı

Evet, Tayyip Erdoğan büyük oynuyor. Hedefi AKP'yi halkın yüzde 65'ini oluşturan merkez sağın tek partisi yapmak..

Son seçimde AKP, sandığa giden seçmenin üçte birinin, genel seçmenin dörtte birinin oyunu alarak meclisteki sandalye sayısının üçte ikisine sahip oldu.

Ucube seçim sisteminin bir kazasıdır bu. İkinci kez AKP'yi kayırmayabilir.

Erdoğan şimdi, alternatif yaratma enerjisine sahip bulunmayan rakiplerinin dağınıklığından istifade ederek seçmen alanını genişletmeye, bunu önleyen şüpheleri silmeye uğraşıyor.

Partiyi çağdaş bir dönüşüm projesinin ürünü gibi göstermek için her fırsatı kullanıyor. Dün İstanbul'da başlayan Uluslararası Muhafazakârlık ve Demokrasi Sempozyumu, bu amaca hizmet eden etkileyici bir vitrin oldu.

Niyetinden şüphe ettikleri için AKP'den halâ uzak duran merkez sağ seçmenleri kazanmak yolunda Başbakan Erdoğan bu vitrini akıllıca kullandı. Doğru mesajlar verdi.

Dine kötülük
AKP'ye mesafeli duranlar şimdi düşünecek: "Samimi olmasa taahhüt yerine gecen bu ilkeleri uluslararası zeminlerde sahiplenmeye cesaret edemez."

Erdoğan sempozyumu açış konuşmasında, din üzerinden siyaset yapmanın toplumsal barışa, demokrasiye zarar vereceğini, bunun dine kötülük olacağını söyledi.

Başbakan'a göre AKP siyasi cemaat anlayışına da, siyasi şirket anlayışına da karşıdır. Ve parti, devleti ideolojik dönüşüme uğratma yanlışı yanında dinî sembollerle örgütlenme yanlışına da düşmemelidir..

Aklın sesine kim itiraz edebilir?

Din birleştiren bir değerdir. Oysa doğası gereği siyaset, tartışılan ve bölen bir alandır.

Dinin siyasallaştırılması onu ideolojilerle rekabet alanına çekeceği için eleştirilmesine ve kutsal değerlerin zarar görmesine sebep olur.

Başarı şansı
Başbakan'ın dedikleri doğrudur. AKP'nin kimliğini geliştirmeye yönelik çabalarına yapabileceğimiz tek katkı, üç kelimelik bir öneridir: Dediğin gibi ol! Çünkü çelişkiler devam ediyor.

Dün dinî sembollere karşı çıkan Erdoğan, iki gün önce Almanya'da türban savunuculuğu yaptı. Bunu da "her inanç sahibinin inancını yaşaması m savunmak adına yaptı.

Çağdaş toplumlarda, dinî inancın emrettiği yaşam biçimine değil, ibadet hakkına özgürlük tanınır.

Erdoğan laikliği yanlış anlıyor..

Siyasi şirket anlayışına karşı çıkarken, ortağı olduğu üçüncü şirket faaliyete başladı..

Din üzerinden siyaset yaparak devleti ideolojik dönüşüme uğratmayı kabul edilemez bir yanlış sayarken, cumhuriyetin Müslüman bir yapıya devredilmesi zamanının geldiğini söyleyen kişiyi Başbakanlık Müsteşarı yapti ve "Kamu Yönetimi Reformu"nu ona emanet etti.

AKP'nin hedefine ulaşması mümkün müdür?

Başbakan Erdoğan, eğer lider Erdoğan'ın dediklerini yaparsa EVET!

DİĞER YENİ YAZILAR