Dayanılır gibi değil

Ülkemizi Irak ve Suriye’deki terörist oluşumlara karşı korumanın tedbirlerini almaya hükümeti yetkili kılan tezkere Meclis’ten geçti.

Şahsen ben 1 Mart tezkeresinin Meclis’te takılması sonucunu kutlayanlar gibi düşünmüyordum.

Şimdi de yetki tezkeresine ihtiyaç duyuran gelişmeleri seyretmekle yetinemeyiz, müdahale ve mücadele etmek borcu altındayız; böyle düşünüyorum.

Önemli ayrıntı şu ki, yetki istemenin sebepleri meşru ve makuldür, ama icraatın dayanacağı zemin gerektiği kadar iyi hazırlandı mı?

Bu soru -inşallah gerek kalmaz- yetkiler kullanılırken gerçek cevaplarını bulacak.

AKP iktidarı, danışma ve tartışmaları kapalı devre yürütmeyi daha güvenli buluyor. Bu bir zaaftır.

O nedenle kamuoyunu önemli çözümlerin zemini haline getirme avanajı yeterince kullanılamıyor.

Diplomat gözüyle

Bu yüzden parlak bir diplomatlık ertesi milletvekilliği de yapan Onur Öymen’in bir TV’deki gözlemlerini paylaşmak istedim.

Emekli büyükelçi Öymen “IŞİD’le mücadelede terör meşrulaştırılıyor” diyor.

“Kim ki IŞİD’le mücadele eder, meşrudur..”

Haberin Devamı

Yine diyorlar kı “PKK Peşmergelerle birlikte mücadele veriyor, ne yapalım?”

Türkiye’de bazı siyasetçiler PKK’nın silâhlanmasına destek vermeyi öneriyor.

Çözüm süreci Ankara’nın gayreti ile ayakta tutulmaya çalışılan terör örgütünü, her türlü eşkıyalığı haince sürerken silâhlandırmaya devam mı edelim? Akla zarar!

Yabancı kuvvetleri Türkiye’de bulundurma izni verilmesin, verilse bile bu yetki kullanılmasın.

Korkulan olmasın

Öymen aksi halde “Türkiye’nin en hassas bölgelerinde yıllarca yabancı askerlerin kalacağını“ düşünüyor.

Kara harekatı yapmak için karar almış bir tek ülke yok. O halde niçin gelecek yabancı kuvvetler?

Onur Öymen tedbirlerin Türkiye’yi bu bölgeye üşüşecek terör örgütlerinin hedefi haline getireceği uyarısında bulunuyor.

Ve bunun uzantısı olarak Türkiye’nin terörist cenneti Pakistan’a dönüşeceğinden korkuyor.

Hükümet Meclis’ten aldığı yetkileri, karşı görüşleri de samimi olarak değerlendirerek kullanmaya çalışmalıdır.

Bu arada ihmal edilmemesi gereken tedbirin, sınırda güvenli bölgeler ve çadır kentler oluşturarak mültecilerden kaynaklanan ekonomik, siyasal ve güvenlik risklerini dizginlemek olduğu unutulmamalı.

Haberin Devamı

İyi komşuluk ve merhamet tamam. Ama bu gidişle misafir sayısı 2 milyonu aşacak ve doğacak olan hoşnutsuzluk içerdeki siyasi tabloyu bile değişirecektir.

Seçime dokuz ay kaldı!

DİĞER YENİ YAZILAR