Davos'a gidin ama

Aşırı nüfus artışını ve kontrolsüz göçü "trene bakar gibi" izleyen iktidarlar Türkiye'yi uçurumun kenarına getirdiler.

Haberin Devamı

Aşırı nüfus artışını ve kontrolsüz göçü "trene bakar gibi" izleyen iktidarlar Türkiye'yi uçurumun kenarına getirdiler.

"Cennet vatan" kör cahillerin elinde cehenneme dönüşüyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklaması asayiş sorununun acil müdahale bekleyen bir vahamet noktasına vardığını gösteriyor.

Çünkü asayiş olayları bir yılda yüzde 38 artmış, suçlusu yakalanan olaylardaki oran ise yüzde 63'ten yüzde 55'e gerilemiştir. Yani her yıl daha çok suç işleniyor ve suçluların daha azı yakalanabiliyor.

Halk tedirginlik içindedir.

AKP iktidarının en çaresiz ve başarısız kaldığı alan budur. Özellikle büyük kentlerde sorun her geçen gün derinleşmekte ve karmaşık hale gelmektedir.

Çare diye gösterilen iki tedbir var:
1. Polis mevcudunu artıralım;

2. Cezaları ağırlaştıralım..

Dinamit gibi kentler
Gelişmiş ülkelerde ortalama 350 kişiye bir polis düşüyor. Bizde 500'e bir.. Eşitieseniz de basan garanti değildir, çünkü...

Sizin halkınızın geliri onların onda biri kadar. Kentleri bizimkiler kadar yoğun göç akını altında değil. Nüfus artışı, çocuğa hakkı olan sevgi, koruma ve gelişmeyi garanti edecek seviyede. O ülkelerde işsiz gençlerin oranı bizdeki gibi yüzde 19'a asla çıkmaz.

Türkiye'de 12 milyon insan günde 1 dolarla, 14 milyon insan da 2 dolarla geçiniyor. Her evin önüne bir karakol dikseniz ne olur?

Güvensizlik o hale geldi ki, ilk kez asayiş sorunlarının en önemli belirleyici olduğu bir seçim yaşayacağız. Yaşayacağız da ne olacak?

Proje mi konuşacağız? Hayır.. Yine bir sürü istismar, kışkırtma, yalan dolan, palavra.

Başarılı bir polislik geçmişi olan DYP lideri Ağar geçenlerde "Çareyi açıklayacağım" diyerek herkesi heyecanlandırdı. Ama ortaya bir şey koyamadı.

Hani asayiş zirvesi?
Biz depreme çare bulmayı değil, enkaz kaldırmayı biliriz. Onun gibi önce polis adedini artırır, sonra da "Geçim sıkıntısı çeken mutsuz polislerle asayiş sağlanmaz" diye yeni bir başarısızlık mazereti üretiriz.

Sorunların kaynağını arayıp onları doğduğu yerde çözmeyi öğrenene kadar çok çekeceğiz.

Ülkeyi yönetenler, nüfusumuz ne kadar artarsa o kadar büyük bir ülke olacağımızı zannediyor hâlâ.

İmam hatiplerin yolunu açmak uğruna meslek eğitimini sabote ediyor.

Gecekondulara af getirerek köylerden kentlere akını tahrik ediyor.

Gecekondu demek, herkesin istediği yerde, istediği insanlarla birlikte yaşaması demektir. Bu da gettolaşma doğuruyor. İşsiz ve eğitimsiz insanların etnik ve dinsel temelde ayrışarak yığıldığı bu gettolar, PKK'ya da, mafyaya da militan tarlaları hizmeti veriyor.

Hükümet ve meclis, Emniyet'in açıkladığı asayiş rakamlarını şarkı gibi dinlemesin.

Bu mesele Başbakan'in Davos'a ayırdığı mesaiden çok daha fazlasını hak ediyor.

Davos'a bir şey demiyoruz ama asayiş sorununu görmemek gaflettir!

DİĞER YENİ YAZILAR