Davos şerrinden hayır çıkabilir...

Haberin Devamı

Emekli Büyükelçi Özdem Sanberk’in teşhisi, açılan yeni bir fırsat penceresinin de habercisidir.

Sanberk’e göre Türkiye’nin bölgede ve Arap ülkeleri katında kazandığı nüfuz İsrail’le iyi ilişkilerinden kaynaklanıyordu.

Davos’ta yaşanan olay Türkiye’nin İsrail üzerindeki etkisini azaltacaktır.

Doğru ama şu da doğru:

Kompleksli Arap halklarının yüreğini serinleten parlaması Erdoğan’ın da Hamas üstündeki etkileme gücünü olağanüstü ölçüde arttırmıştır.

Eğer bu avantaj kullanılabilirse “her şerden bir hayır doğar” atasözünün doğruluğu bir kez daha kanıtlanacaktır.

İtibarlı İngiliz gazetesi The Times dün önemli bir haber verdi:

AB, BM, Rusya ve ABD’den oluşan dörtlünün Ortadoğu Özel Temsilcisi olan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, barışın anahtarının Hamas olduğunu ortaya koymuştur. Açıkça şunu diyor:

“Ben kesinlikle Hamas’ın barış sürecine dahil edilmesi için bir yol bulunmasının önemli olduğunu düşünüyorum.”

Dediğini kendi yapabilir

Tony Blair’i yetkilendiren dörtlü dünyanın kaderine hükmediyor ve onlar Hamas’ı terörist kabul ediyor.

Terörist masaya çağırılmaz.

Blair “Hamas’sız olmaz” dediğine göre bu yol nasıl açılacak?

Tabii ki Hamas örgütü şiddete son verdiğini ilân edecek ve İsrail’e hayat hakkı tanımamak üstüne kurulu kimliğinden, inadından vazgeçecek!

Başbakan Erdoğan aynı tezi hatırlanacağı gibi epeydir savunuyor. Gazze’deki katliam sürerken İsrail’in seçimle gelmiş Hamas milletvekillerini hapse atmasını eleştirmiş, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiğini söylemiş ve şu çağrıyı yapmıştı:

“Köşeye sıkıştırdıkça aşırılık gelişir. Hamas radikal diyorlar, merkeze çekelim!”

Bunu şu anda Tayyip Erdoğan’dan daha etkili biçimde isteyebilecek güçte başka bir siyasetçi bulunmuyor.

Erdoğan Davos’tan önce böyle bir misyonu yüklenemezdi ama Davos’ta yaşanan rezaletin kendisine ezilmiş Arap halkları katında giydirdiği zafer tacı, onu bu görevin rakipsiz adayı yapmıştır.

Ermenileri durdurabiliriz

Başbakan Erdoğan Gazze’de kurtarıcı gibi selamlanırken Hamas’ı uzaktan yöneten Tahran rejimi tarafından da övgülerle göklere çıkartılıyor.

Bu görüntünün dünyada Türkiye’ye sağlayacağı itibar, getireceği riskler yanında devede kulak kalır.

Fakat artık olan olmuştur ve bu bedel ödenecektir.

Erdoğan Türkiye’nin tarafsız gücünü ziyan etmiş olmakla birlikte barışın anahtarı olan Hamas’ı meşru bir muhatap hale getirecek ikna gücünü elde etmiştir.

Bu güç belediye seçimlerini kazanmak için seçim meydanlarında ziyan edilmemeli, tez elden hedefine yöneltilmelidir.

Buradaki başarı, yalnız barış şansını arttırmakla kalmayacak, İsrail’i etkileme gücünde uğradığı kaybı da Türkiye’ye yeniden kazandıracaktır.

Hızlı hareket edersek Davos’taki rezaleti soykırım yasasını Amerikan Kongresi’nden geçirmenin fırsatı olarak kullanmaya çalışan Ermenilerin oyununu da bozabiliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR