Daha ötesi risk

Haberin Devamı

Orgeneral Koşaner’in veda mesajı son üç yılda yaşanan iktidar-asker çatışmasının raporunu yansıtıyor.
Genelkurmay Başkanı pes etmiştir.

Mağduriyete uğradığını düşündüğü silâh arkadaşlarının hak ve hukukunu koruma imkânlarının tükendiğine karar verdiği için ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiştir.

Şu anda 173’ü muvazzaf, 77’si emekli 250 general amiral, subay ve astsubayın tutuklu bulunduğunu belirten Koşaner veda mesajında tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdana uygun yapıldığını kabul etmenin -bir çok hukukçunun da ifade ettiği gibi- mümkün olmadığını belirtiyor.

Soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların özel bir amaca hizmet ettiğini söylüyor.

TSK’yı kamuoyunda bir suç örgütü olarak gösterme kastıyla yapılmıştır tüm bunlar.

Yandaş medya da halkı silahlı kuvvetlere karşı tavır almaya teşvik eden yayınlarıyla bu kampanyaya destek olmuştur.
Orgeneral Koşaner haksızlıkları önlemek yolundaki girişimlerinin dikkate alınmadığını belirttikten sonra bardağı taşıran son damla olduğunu düşündüğümüz duruma itirazını şu şekilde ifade ediyor:

Başbakan söz verdi mi?

“Haklarında henüz hiçbir kesin yargı kararı olmamasına rağmen tutuklu bulunan 14 general-amiral ile 58 albay, hürriyetlerinin tahdit edilmesinin yanı sıra bu yıl yapılacak Yüksek Askeri Şura’da değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır.”
Cuma günü Ankara zirvelerinde yaşanan gel-gitlerde nelerin yaşandığını, neler istenip nelere “hayır” dendiğini Koşaner’in veda mesajından okumak mümkündür.

Koşaner’in istifası, mağdur TSK personelinin hak ve hukukunu koruma amacıyla harcanan çabaların başarısızlığa uğramış olması sebebine dayanıyor.

Burada cevabı bilinmeyen soru şudur:

Acaba yeni komutan Orgeneral Necdet Özel görevi kabul etmeden önce yaptığı görüşmelerde Orgeneral Koşaner’i bezdiren meselelerin kendi dönemini riske sokacak engeller olarak kalmaması için Başbakan’dan destek istedi mi, herhangi bir söz aldı mı?

Orgeneral Özel’in önünde uzun bir görev süresi bulunuyor.
Hem yaş durumu, hem birikim ve yetenekleri buna elveriyor.
O nedenle komuta edeceği ordunun güven ve bağlılığını kazanmak için iktidardan destek istemesi, iktidarın da bunu vermesi doğaldır.

Yeni komutana destek

İşte tam burada başka bir soru zihinleri kurcalayacaktır:
Eğer “hallederiz” denilen şeyler çözülebilecek sorunlar idiyse Orgeneral Koşaner gibi sivil otoritenin üstünlüğünü içine sindirmiş bir komutandan aynı destek neden esirgendi?
Yaygın inanış iktidarın TSK komuta kademesine istediği biçimi verebilmek için her şeyi göze aldığıdır.

Nitekim CHP’nin dünkü açıklamasında da bu iddia imadan öte ifadelerle ortaya kondu:

“İktidarın görevi devlet kurumlarını itibarsızlaştırarak ele geçirmek olmamalıdır!”

AKP iktidarı gerçekçidir; en fazla kendisiyle uyum içinde çalışacağını umduğu bir komuta kadrosuna ulaşmaya çalıştığı düşünülebilir.

Yarısı geçen yıl halledilen o amaç bu Ağustos’ta tamamına ermiş olacaktır.

Ama bu arada kimse TSK kalesinin düşeceği bir geleceğin kapısı açılıyor endişesine kapılmasın.

TSK’nın Atatürkçü geleneği, o ocağa siyasi ideolojilerin sızmasını önleyen bir zırhtır.

Bu ortak kimlikteki küçük farklılıkları demokrasi algısındaki tonlar yaratır ancak.

İktidar herhalde bu gerçeklerin ışığında orduyla oynamayı sürdürmenin gereği kalmadığını görecektir!

DİĞER YENİ YAZILAR