Daha güvenli bir dünya...

Haberin Devamı

Din adına öldürmek Allah inancına yönelmiş en kaba, en bağışlanmaz inkâr suçudur!

El Kaide terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin, dün bu ağır suçunun bedelini canı ile ödedi.

Radikal dincilerin kendilerini adadıkları amaç, kutsal kitabın ceza kanunu olarak uygulandığı mutlakçı bir iktidar kurmak için kitleleri kandırmak, ateşe atmak, korkutarak yönlendirmek ve kullanmaktır.

Amerika’yı evinde kalbinden vurmakla beraber Türkiye dahil sayısız İslâm ülkesinde kanlı ve vahşi eylemler yapan El Kaide ve bu katliam makinesini işleten Bin Ladin, Allah inancına yönelmiş ihanetin en zalim örnekleri olmuştu.

İntikam tehdidi

Türkiye Bin Ladin’in baskına uğrayıp öldürülmesine tepki vermekte enerjik davrandı.

Tedbirli davranma kurnazlığına tamah etmedi. İlk tepki veren ülkelerden biri oldu.

Cumhurbaşkanı Gül “Terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli (terörist) başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması herkese ibret vesilesi olmalı. Büyük memnuniyetle karşılıyorum” dedi.

Amerika’nın haklı olarak zafer saydığı bu olayın daha güvenli ve barışçıl bir dünyaya fırsat kapıları açmasını dileyenler kadar örgütün intikam eylemlerine girişeceği korkusu taşıyanlar da çok.

Nitekim örgütün ideoloğu sayılan birine atfedilen internet mesajında “cihadın sona erdiğini düşünen herkesin biraz beklemesi” tavsiye ediliyor.

ABD ne yapacak?

Bin Ladin’in yerini tutacak bir halef bulunur mu sorusuna “evet” cevabı vermek kolay olmasa bile El Kaide’nin bağımsız gruplardan oluşması intikam tehditlerini ciddiye alan bir dikkat içinde yaşamaya dünyayı mecbur edecektir.

Şu da çok önemli:

Bin Ladin kötülüğün sembolü olarak pek çok iyiliğin yolunu tıkıyordu. Yok edilmesi ile doğan fırsatı Amerika acaba kullanabilecek midir?

Yoksa bu zafer sadece Başkan Obama’nın erken tükettiği seçim şansını tekrar yükseltmek uğruna mı harcanacaktır?

Yazık ki Amerika’nın askeri zaferleri daha çok fiziki gücünü ispatlıyor, övgüye değer başarılar yaratabildiğini değil...

Rajiv Gandi’nin dul eşi Sonia Gandi “Hiçbir amaç terörü meşrulaştıramaz ama yine de terörün kökleri, siyasal, toplumsal ve ekonomik nedenlerde aranmalıdır” demişti.

Bin Ladin’siz El Kaide ayaklanan Arap halklarına şiddet ideolojisini dayatmakta eskisi kadar güçlü olamayacaktır.

Demokratik bir geleceği seçmek adına kazanılan bu fırsat, bölge ve dünya barışı için şanstır.

Amerika da bu elverişli iklimden yararlanarak ihmal ettiği süper güç rolünü oynamaya talip olmalıdır:

Radikal İslâmcı terörün Filistin’de yaşanan haksızlıklardan beslendiği gerçeğini görmekte ve gücünü buradaki acılara son vermek için kullanmakta Amerika çok geç bile kalmıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR