Dağ fare doğurdu

Yargıyı güvensiz kılan sebeplerin bu soruşturma ile kanıtlanacağı beklentisi yaratılmıştı. İktidar, Adalet Bakanı'nı ateşe atma derecesinde gözünü karartmıştı.

Haberin Devamı

Vargıyı güvensiz kılan sebeplerin bu soruşturma ile kanıtlanacağı beklentisi yaratılmıştı. İktidar, Adalet Bakanı'nı ateşe atma derecesinde gözünü karartmıştı.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek adeta deprem ihbarı yaptı: "Önemli gelişmeler olacak. Yargıyı izleyin!"

Bununla kalmayıp medyanın tedbir frenlerini boşaltmaya dönük tahriklerde bulundu.

Orada bile durmadı, olmayacak bir şeyi göze alıp soruşturmayı yürüten savcıyı yanına alarak Yargıtay Başkanı'na gitti.

Ardından operasyonlar, gözaltına almalar, sorgular, Adalet Bakanı'nın beklentisini fazlasıyla karşılayan manşetler, suçlama ve teşhirler..

Sonuç?. Sonuçta dağ fare doğurmuştur!

Gözaltına alınan 12 kişinin tümü serbest bırakılmıştır.

Siyasi amaçlı mı?
Dört zanlı, mahkemeye bile çıkarılmadan salıverildi.

Beş sanığı hakim, suç işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı için bıraktı. Üçü hakkında da tutuksuz yargılanma kararı verdi.

Bu üç kişi "davaların sonuçlarını etkilemek ve hakimlere çıkar sağlamak" iddiası ile yargılanacaklardır.

Neden dağ fare doğurdu?
Adalet Bakanı, bu soruşturmanın yargıdaki çürümeyi kanıtlayacağı beklentisini uyandırmıştı. İddia havada kalmıştır.

Çünkü kanıtlar, yargının toptan karalanmasını haklı gösterecek çapta ve güçte çıkmamıştır.
Ama siyasi komplo tezlerinin haklılığı ihtimali ortaya çıkmıştır.

Danıştay Başkanı Alan'ın şu sözleri, şimdi şüphe ve endişeden daha derin anlamlar kazanabilir:

"Deliller açık seçik ortaya konmadan yargının tümüne yapılan suçlama ve yıpratma, yargıyla ilgili yapılacağı ifade edilen anayasa değişikliklerine zemin hazırlama amacına yönelik gibi gözüküyor.."

Yeni beklentiler..
Gizli olan hazırlık soruşturmasına yasayı ihlâl ederek dahil olduğu, savcıyı yanına alarak Yargıtay Başkanı'na gitmesinden belli olan Adalet Bakanı Çiçek'in sorumluluğu artmıştır.

Bir hukuk devletinde böyle bir bakan koltuğunda oturmaya devam edemez.

Bakanın koltuğu altına girmeye razı olan bir savcı da kabul edilemez.

Adalet Bakanı Çiçek siyasi bir kumar oynamış ve kaybetmiştir, bedelini ödemelidir.

Dava sonunda menfaat sağlamış bir-iki yargıç çıksa bile bu, sistemin çöktüğünü göstermez. Yoldan çıkan o birkaç kişi yüzünden adaletin çürüdüğünü iddia etmek, ancak başka bir menfaatin misyonerliği olabilir.

Fakat yargının "sinek küçük ama mide bulandırır" sözünden hareket eden dinamik bir öz savunma dönemine girmesi zamanı da gelmiştir. Çürükler hemen ayıklanmalıdır.

Madem ki adalet sistemi üstünde şaibe yaratmaktan menfaat uman siyasi bir zihniyetin tehdidi söz konusudur; yargı ona göre davransın!

DİĞER YENİ YAZILAR