Kötü ellerde zora düşmüş şirketleri ne pahasına olursa olsun satıp kamu alacağını tahsil etmek tek amaç olamaz.
Devlet "üzümünü ye, bağını sorma" dememeli. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun misyonu, kontroluna geçen şirketleri "temiz para"ya satmak ve "temiz eller"e devretmek olmalı.
Sivas Demir Çelik'in (SDÇ1) başına gelenlere bakın:
Bu şirket özelleştirme kapsamında bir grup işadamına satılmış, şirketin Kentbank'a olan borcu, bu bankaya el konulması nedeniyle TMSF'nin alacağı haline gelmişti. İhtilaflı borç daha sonra neredeyse üçte bire (18 milyon dolar) indirilip takside bağlandı.
Borcun 8,5 milyon dolarlık taksidi kasım ayında TMSF'ye ödendi. Fakat Emniyet Genel Müdürlüğü bu paranın Erol Evcil tarafından ödendiğini TMSF'ye bildirdi.
Tespite göre SDÇİ'nin sahipleri ile Evcil arasında bir gizli satış anlaşması yapılmıştı ve Erol Evcil perde arkası patron oluyordu.
Erol Evcil bu işletmenin sahibi olma yeterliliğine sahip midir?
Hayır.. 200 milyon dolar borcu olan birinin, devletin ilişkili olduğu bir şirketi satın almaya cüret ermesi ancak Türkiye'de görülebilir.
Evcil, sadece bir ticari batık değildir. Mafya bağlantılı bazı suçlara adı karıştığı gibi tefeci Nesim Malki cinayetinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla hüküm de giymiştir.
Ve böyle bir adam, Sivas Demir Çelik'i ele geçirme tertibinde TMSF içinden, kamu görevi yapan kişilerden yardım alabilmektedir.
Emniyet'in dinleme kayıtlan ile bu ilişkiler belirlendikten sonra bir müdür açığa alınmış, Fon Kurulu üyelerinden biri de istifa etmek zorunda bırakılmıştır.
Kangrenli uzuvların hemen ameliyat edilmesi iyi bir şey. Ama suç işleyenlerin direnmeden istifalarını vererek gösterdikleri uysallık, onlann yargısal takipten kurtarılmaları gibi bir ödül almamalıdır.
Siyasi iktidar kendi kendine şunu sormalıdır: Bu kamu görevlileri cüretlerini nereden alıyor?
Biz söyleyelim: Dokunulmazlıkları nedeniyle hesap vermeyen siyasetçilerden...
Çünkü özellikle iktidarın getirdiği bürokratlar, zırhlarına düşkün siyasetçilerin bir yolunu bulup kendilerini de koruyacaklarını biliyorlar!
İktidar gemileri yaktı
Hükümet, yeni bir stand-by için IMF ile mutabakat sağladı.
iktidar bu kararıyla övgüyü hak ediyor.
Türkiye ekonomisi yıllar yılı macera arayanların safari parkı oldu. İstikrarsızlığın ağır bedellerini milletçe ödedik.
Enflasyonu ve faizleri indirip bütçe açıklarını kapatarak istikrarlı bir büyümenin disiplin gerektirdiğini geç de olsa öğrendik.
Üç yıllık stand-by, hükümetin disipline bağlılık iradesinin uluslararası garantisi olacaktır.
Taahhütler, hükümeti ekonomi alanındaki günahlardan, içerdeki baskı gruplarının adaletsiz ve akıl dışı taleplerinden koruyacaktır.
AKP iktidarı bu anlaşma ile örnek bir fedakârlık da gösteriyor: Çünkü bu şekilde seçim ekonomisi uygulama opsiyonunu kendi iradesiyle feda ediyor.
Başarı için gemileri yakıyor.
Cüret nereden?
Kötü ellerde zora düşmüş şirketleri ne pahasına olursa olsun satıp kamu alacağını tahsil etmek tek amaç olamaz
Haberin Devamı

