Türkiye’nin esenliğine giden yolu üstündeki en sıkıntılı ve tehlikeli engel PKK terör örgütüdür.
Meseleye gerçekçi bir dürüstlükle yaklaşan herkes aynı noktada birleşiyor.
Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ’ın eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile Milliyet Gazetesi için yaptığı mülâkat, bu bakımdan öğretici ve uyarıcı bir örnek ortaya koyuyor.
Özgür düşüncenin baskı gördüğü hiçbir arayış çabası, ömürlü bir uzlaşmaya ulaşamaz. Terör, haydutlukla ahlâksızlığın alaşımıdır.
Ve insana reva görülebilecek en ağır hakarettir.
PKK’nın yayın organları dün örgütün elebaşılarından Karayılan’ın Kürt aydını Kemal Burkay’a yönelik değerlendirmelerini verdi.
Karayılan daha önce Burkay’ı özel savaş borazanı olarak suçlamıştı. Dün “sömürgeci siyasetin figüranı” diyerek eleştirdi, onun “iyi Kürt”ü oynayarak PKK’nın kötülenmesine hizmet ettiğini öne sürdü.
Kürt sorununu teröre indirgeyenler hemen topa tutuluyor ama yazık ki bu görüşü savunanlar gerçeğin büyük kısmını ifade ediyorlar.
Terör şantajını reddeden Kürtlerin korkusuz bir yaşama ne ölçüde imkân bulabildiklerini, Burkay’a reva görülen üstü örtülü tehdide bakarak tahmin edebilirsiniz.
Sınırda cani beslemek
Başbuğ-Elekdağ mülâkatında şu gerçek net olarak çıkıyor: PKK sorununu çözmeden Kürt sorununu tarif etmek bile mümkün değildir.
Çünkü ne kadarı öyledir bilmiyoruz ama Kürt kökenli vatandaşların önemli bir kesimi terör örgütünün rehini durumundadır ve iradeleri özgür değildir.
Böyle bir ortamda kimle ne konuşacaksınız?
Yani sorunu konuşmanın başlangıç noktasına varmak için zemini terör tehdidinden arındırmak gerekiyor.
Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ bu hedefe varmanın şartını şöyle koyuyor:
“İşin ana noktasına gidersek, Türkiye’nin PKK’yı marjinalize edebilmesi için olmazsa olmaz şart, Kuzey Irak’taki PKK varlığını ortadan kaldırması veya azaltmasıdır!”
Neden?.. Çünkü bölücü terör örgütü gücünü Irak’ın kuzeyinde kendisine sağlanan “güvenli bölge”den alıyor.
Ve dünya tecrübeleri de güvenli bölgelere sahip örgütlerin yok edilmesinin son derece zor olduğunu öğretiyor.
Yani Kuzey Irak’ta PKK’nın kullandığı güvenli bölgenin yok edilmesi, tartışma zeminini inşa etmenin birinci şartı oluyor.
Amerika yeter artık!
Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ bunun için Kuzey Irak’a 2008’deki gibi operasyon yapabileceğimizi söylüyor ama emekli Büyükelçi Elekdağ Amerika’nın buna izin vermeyeceğini, zaten 2008’deki harekâtı da Washington’dan gelen uyarı üstüne durdurduğumuzu hatırlatıyor.
Şartlar değişmedi. Kürt sorununun çözümü terörü bitirmekten, terör sorununu bitirmek de Kuzey Irak’tan geçiyor.
O bölgenin başka bir ülkenin egemenlik alanı olduğu itirazı, saygıdeğer bir gerçek değil inandırıcılığı olmayan bir bahanedir.
Bağdat yönetimi mi, yoksa Kuzey Irak’taki Barzani yönetimi mi; egemenlik iddiasını hangisi sahiplenmişse, o toprakların Türkiye’ye düşmanlık için kullanılmasına imkân tanımamak yükümlülüğü altındadır.
Aksi halde Türkiye’nin tehdit unsurlarını kendi gücüyle yok etmesine boyun eğmek kaderleri olur.
El Kaide kendine Afganistan’da güvenli bölge buldu diye kıtalar aşırı işgal operasyonu yapan Amerika, sınırında barınan düşmanlığa çare arayan Türkiye’ye mani olamaz.
Olmaya kalkarsa PKK terör örgütünü hangi amaçlarla koruduğunu açıklamak zorundadır.
İkiyüzlülükten bıktık, usandık artık!
Çözümün adresi Kuzey Irak’ta
Haberin Devamı

