Şeytan ayrıntıdadır demişler. İnanmayan, yeni anayasayı tartışan siyasetçileri izlesin!..
Partilerin eşit üye sayısıyla oluşturdukları komisyonda anayasanın 48 maddesi üzerinde uzlaşma sağlandı.
Sonra Başbakan Erdoğan, emeği ziyan olmaktan kurtaracak çağrısını yaptı partilere:
“Gelin uzlaşma sağlanan 48 maddeyi Meclis’ten geçirelim..”
MHP lideri Bahçeli ise böyle bir denemenin çok erken, çok zamansız ve çok da gereksiz olacağını söyledi.
Bunun yerine anayasa değişikliği ile nereye varmak istediğini ve neyi amaçladığını açıklaması gerektiğini savundu.
İlerlemenin motoru böyle çalışmıyor AKP döneminde. İktidar partisi önemli kararların yaratıcı sorumluluğunu üstlenmek istemiyor.
Riski muhalefet taşısın istiyor.
Dün TV’de bir tartışma programında AKP sözcüsü “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek” anayasa maddelerinin anlamsızlığını eleştiriyor ve “İnsan haklarına saygılı” yerine “İnsan haklarına dayalı” demenin daha makbul olacağını insanlara inandırmaya uğraşıyordu.
Bu bir oyundur, tuzaktır.
Özel komisyonun uzmanlığına saygıda kusur anlamına gelecek böylesi “çok önemli ayrıntılar” niyet konusunda şüphe uyandırır.
Çünkü 2. Madde’deki “saygılı” sözcüğünün yerine “dayalı” sözcüğünü kullanmak, hassas dengede duran bir yapının ağırlık merkezinden bir tuğlanın çekilmesi sonucunu doğurur.
Siyasetin havası, uyum komisyonu için verimli bir gelecek vaat etmiyor.
Zaten 48 maddelik paketi meclise sunma niyeti “yeni anayasa yapmaktan vazgeçmek” demektir.
Bunun yazacağı senaryo, uzlaşma komisyonunu yaz mevsiminde “meşguliyet tedavisi” uygular gibi çalıştırmak, yerel seçimleri bahane ederek yeni anayasa hayalini sonbaharda başka bir bahara ertelemektir.
Yüksek Yargı sınavda
Karakullukçu’dan boşalan Danıştay Başkanlığı koltuğu yeni sahibini dün bulamadı.
Aday çıkarma zorluğunu Zerrin Güngör’ün cesareti ile yenen yüksek mahkeme dün 143 üyeli genel kurulda 79 oy desteğine ulaşamadı, aday Güngör 44 oy toplayabildi.
Danıştay Başkanvekili Güngör’ün tek aday olarak girdiği seçimde 99 boş oy çıkması, yargının sağlığı konusunda şüphe uyandıran bir durumdur.
Çaresizlik görüntüsü vermemelidir Danıştay.
Cuma günü yapılacak turda yeni başkanını seçmelidir.
Halka “Neyi paylaşamıyor bunlar?” dedirtmemek lâzım!

