Çok mu lâzımdı?

Başbakan’ın Çankaya yolunu kesmeye uğraşan muhalefetin erken seçim ısrarına bir çoğunluk desteği yaratmak zordur

Haberin Devamı

Başbakan’ın Çankaya yolunu kesmeye uğraşan muhalefetin erken seçim ısrarına bir çoğunluk desteği yaratmak zordur.

Aslında bu talep çok haklı da değil... Haklılık temeli bulacak iki mesele vardır ki, bunları MHP lideri Bahçeli dün ortaya koymuştur.

İlki temizlik engelidir.

Başbakan Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı dönemini kapsayan, zimmet, görevi kötüye kullanmak, resmi evrakta sahtecilik ve kalpazanlık gibi suç isnatlarıyla ilgili bir dosyası rafta bekliyor.

Bahçeli, dokunulmazlığının kaldırılmasını talep eden bu tezkereyi Başbakan’ın işleme koyup “aklanıp paklandıktan sonra ‘Ben Cumhurbaşkanı olmak istiyorum’ demesi gerektiğini” söyledi dün.

Bunu yapmadan Çankaya’ya çıkacak olursa, seçimden sonra onu “vatana ihanet” suçunu yeniden tarif ederek indirecekleri tehdidini tekrarladı.

Bu konuşmaların siyasi polemik değeri bile yoktur.

AKP seçimi zamanında yaptırıp cumhurbaşkanını da bu meclise seçtirmenin hakkını elinde tutuyor.

Ama Bahçeli’nin ikinci itiraz noktası ve buna dayalı uyarısı daha gerçekçidir. Çankaya hazırlığı yapan Başbakan’ın konuyu eşinin baş örtüsünü kullanarak saptırdığını, milleti aldattığını söylemiştir.

Gerçekten de Tayyip Erdoğan üç gün önce “Haremimize varıncaya kadar girdiler” diye mağduriyet zorlaması yaparken yakışıksız bir din istismarı ve tehlikeli bir tahrik de gerçekleştirmiştir.

Ya önceki gün Birleşmiş Milletler çatısı altında eşi Emine Erdoğan’ın Arap kökenli olduğunu söylemesi?

Çok mu lâzımdı?

Tutucuların Arap kültürünü din diye yutturdukları iddiasına değerli bir kanıttır sözleri ama yaptığı bu tür hamleler, vatandaşın gönlünde onu Çankaya’dan biraz daha uzaklaştırmaktadır!

Fazilet sınavı
Devletin geleceği ile ilgili en gerekli reformu bu iktidar belki de Sosyal Güvenlik Yasası ile yapmıştır.

Düşünün; bu alandaki açıklar “AB kriterlerine göre toplam bütçe açığının kabul edilebilir seviyesini tek başına geçen boyutlara varmıştır.”

İşsizlik saatli bombaya benziyor. Ve devlet eğitime, sağlığa, ekonomik gelişmeye veremediği kaynakları sosyal güvenliğin gayya kuyusunda kaybediyor.

Sosyal güvenlik sistemine bu yıl, savunma bütçemizin iki katı tutarında kaynak transfer edildi.

Çare yasası tam yürürlüğe girecekken bazı maddelerini Anayasa Mahkemesi iptal etti.

“Kör istedi bir göz, Allah verdi iki göz” diye bir söz vardır; reform yasası özellikle işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin husumetine iktidarı seçimlerde hedef haline getirecekti.

Bakalım Başbakan yargının bu armağanını kabul mü edecek, yoksa “ülkem için partimi feda ederim” sözünü ispatlamanın fırsatı mı sayacak?

DİĞER YENİ YAZILAR