Çok lâf siyaseti

Haberin Devamı

Yüzyıllardan süzülmüş tecrübe “Çok para haramsız, çok lâf yalansız olmaz” diyor.
Haramı izlemek, yakalamak kanıtlamak çok kolay değil.
Ama yalan bizim gibi ülkelerde kendini çabuk ele veriyor.
Bunu anlamak için dikkat kesilip haber bültenlerini takibe almak gerekmiyor.

Siyaset alışkanlıklarımız çelişkileri yalanı, yanlışı adeta kafamıza vuruyor gözümüze sokuyor!
Dünyada benzeri bulunmayan siyasetçilere sahibiz.
Bizim lider kadroları her gün, hem de birkaç kez konuşmak zorunda.

Konuşunca da halkın ilgi ve heyecan duyacağı şeyler söylemeliler.

Böyle bir örneğe ne demokrasilerde ne dikta rejimlerinde rastlamak mümkündür.

Son olay önceki gün bir gazete haberinde kendini gösterdi:

Başbakan katlanmadı

Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyormuş..

Başbakan “Muhafazakâr demokrat yapımıza bu ters” diye tepki gösterip denetime tabi tutulacağını söyledi.
AKP iktidarının özel yaşama müdahale ettiği iddiasının partiye zarar vereceği endişesi ile savunma güçleri derhal harekete geçirildi.

Başbakan Yardımcısı Arınç “yetişkin insanların hayatlarına müdahale gibi bir dertleri” bulunmadığını belirterek haberin “asparagas” olduğunu söyledi.

Başbakan’ın siyasi Başdanışmanı Akdoğan “Evleri nasıl kontrol edeceksiniz; yok böyle bir şey” diye tepki gösterdi.
AKP’nin İslâmi bir düzen kuracağı endişesinin telâşı, bir anda Başbakan’ı kabaca bir yalanlamanın hedefine oturttu.
Ve Başbakan Erdoğan’ın böyle bir zayıflığa katlanamayacağını düşünenler haklı çıktılar.

TOKİ neden yapmıyor?

Grup toplantısında kürsüye çıkan Başbakan, şu açıklamayı yaptı:

“Bazı yerlerde yurtlar ihtiyaca cevap vermediği için sıkıntı yaşanıyor.
Bu ülkede ebeveynlerin çocukları bize emanettir.
Kızların, erkeklerin devlet yurtlarında karışık kalmasına müsaade etmeyiz..”

Ve olay bir anda yön değiştirdi.
“Sakıncalı durum”un yurtlarla ilgili olduğu Başbakan’ın da ağzından doğrulanınca muhalefete gün doğdu.
Kılıçdaroğlu grup kürsüsünde önce bir durum tespiti yaptı:
“Kız ve erkek öğrenciler aynı yurtta kalmayacak diye demeç veriyor. Zaten kalmıyorlar ki.. Kız yurdu ayrı, erkek yurdu ayrı..”

Sonra sıra işin en zevkli bölümüne geliyor.
Suçlama ve ceza: “Senin derdin yurt sorunu filân değil, karma eğitimi nasıl yok edebilirim. TOKİ bir sürü Sovyet tipi ev yapıyor da neden yurt yapmıyor?”
Siyasetin söz ve gerilim dozunu biraz düşürmek lâzım!

DİĞER YENİ YAZILAR