Gerçekten bu kitap Milli Eğitim Bakanı’nın ilköğretim öğrencilerine tavsiye ettiği kitap mıdır?
Eğer öyleyse dileriz Yüce Divan’da bu nedenle yargılanır ve mahkûm olur. Cezası da bu bilmeceleri TV’ye çıkıp sorması ve cevabını da kendisinin vermesi şeklinde infaz edilir.
Bu kadarı yeter de artar bile. Düşünün, yetmiş milyonun karşısına çıkacak ve ilk bilmeceyi soracak:
“Don içinde dik durur!”
Otuz saniyelik bir sessizlik ve ardından cevap... Sonra bir daha:
“Ağzı açık alâmet/ İçi kızıl kıyamet/ Yaş koydum kuru çıktı/ Salli alâ Muhammed!”
Üzerinde “Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik tarafından 15.7.2005 tarihinde açıklanan ilköğretim öğrencileri için 100 Temel Eser listesinde yer almıştır” yazan “Türk Bilmecelerinden Seçmeler” adlı eserin (!) seçme bilmecelerinden bu sütuna utanmadan aktarabileceğim başka bilmece bulamadım. Merakınız varsa, haber sütununda giderebilirsiniz.
Bütün dikkatini ve mesaisini imam hatip okullarına ve mezunlarının önünü açabilmek için YÖK’le cenkleşmeye harcayan Bakan Çelik belli ki milliliği kaybolmuş eğitim alanını, bulanık su avcılarının safari parkına çevirmiş bulunuyor.
100 Temel Eser’deki yabancı hikâyeler İslâmileştirilmiş, kültürel çürütme amacı güden küfürlü, argolu kitaplar “temel eser” palavraları ile toplumsal düzenin temeline dinamit gibi yerleştirilmek istenmiştir. Radikal Gazetesi’nin bu alandaki uyanıklığını takdir ediyoruz.
Bakan Çelik rezaleti derhal durdurmalı ve millete hesap vermelidir.
VATAN’ın olaya tepkisini yansıtan birinci sayfadaki manşetini yadırgayabilirsiniz. Ama o çirkin sözlerin bir esprisi var. İşbaşındaki yönetim anlayışının önerdiği kitaplarla yetişen çocuklarımız yarın bizim yerimizi aldıklarında, gazete başlıklarına yansıyacak olan tepki ve yorumlar böyle olacak.
Yavaş yavaş alışmak lâzım!
Acizler!
Ormanların yanması maddi kayıplar yanında toplumsal moral çöküntü de getiriyor.
Devletin aczi, milletin güven duygusunu da zedeliyor.
Yangınlar karşısında ileri sürülen en çürük bahane PKK alçaklığıdır. Efendim Türkiye’nin fazladan bir de bu riski varmış.
Bu gerekçe olsa olsa daha fazla tedbir almanın sebebi olabilir. Yunanistan’ın PKK’sı yok ama son derece etkili 32 tane anfibik söndürme uçağı var. Altı kat büyük Türkiye’de o uçaklardan sadece iki tane bulunuyor.
Bizde yangın mevsimi başlarken Güney yarı küre kışa giriyor.
Beceriksizliklerine bahane arayanlar acaba niçin Güney Afrika, Avustralya ve Arjantin gibi ülkelerin kullandıkları uçakları kiralayıp getirmenin çaresini aramıyor?

