Alçaklar güruhu hayatını söndürdüğü 30 bin insanın yanına beş masumu daha gönderdi.
İmralı’daki bebek katili sevinsin.
Robotlarının Diyarbakır’da öldürdükleri beş kişiden dördü yine çocuktur. 68 yaralının arasında da çok sayıda çocuk bulunuyor.
Neye yarayacak bu canavarlık?
Evlât acısı yüzünden millet, ihanete karşı savaşmaktan mı vazgeçecek?
Misilleme tehdidi ile Kuzey Irak’daki operasyonları durdurmanın mümkün olabileceğini sadece ahmaklar düşünür.
Böylesine mertlik dışı, ahlâk dışı pusular ve kalleşçe vurmalar olsa olsa operasyonların haklılığını kanıtlar.
Diyarbakır saldırısı, PKK’nın yok edilmeyi ne kadar çok hak etmiş olduğunun ispatıdır.
Öylesine iğrenç ki, PKK’nin siyasi kolu gibi davranan DTP yöneticileri bile “Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz” demek zorunda kalmışlardır.
PKK’yı kınamayan DTP, Diyarbakır’daki vahşeti nasıl “nefretlik ve iğrenç” diye kınamıştır? Çünkü saldırıyı, “derin devlet”in üstüne atmaya karar vermişlerdir.
DTP Meclis Grup Başkanvekili Demirtaş olayı duyar duymaz iki milletvekili ve Belediye Başkanı Baydemir ile Diyarbakır’a uçmuş, orada basın mensuplarına “çok derin provokasyon” iddiasında bulunmuştur.
Olayı haber alır almaz uçağa binmişler, indikleri anda da Demirtaş “derin provokasyon”u yumurtlamıştır.
Geçen iki saatlik zaman, böyle çok gizli bir bilgiye ulaşmaları imkânını onlara vermezdi ama halkı devlete kışkırtacak nifaklar üretmelerine yetti demek ki...
Eylem öncesi yakalanan tüm saldırganların PKK’lı çıktığı gerçeği ortada iken patlayan bombaları PKK’nın atmış olamayacağı iddialarına kim inanır; o da başka soru.
Sonuna kadar...
İnsan hayatına saldırmanın bahanesi olamaz. Bu vahşi cinayetler hepimizi kahrediyor ama bölücü terörün de hızlanarak sonunu getiriyor.
Türkiye’ye diz çöktürülemeyeceğini artık herkes gördü. Şimdi acilen korunacak olan kesim Kürt kökenli vatandaşlarımızdır. Halk onları dışlamamak suretiyle PKK’ya en öldürücü darbeyi indiriyor.
Kürt kökenli yurttaşlar da terör örgütüne kulluk eden siyasetçileri yalnız bırakarak kurtuluşu hızlandırabilirler.
Milletçe onur savaşı veriyoruz. İhanet kurutulana kadar sıkıntı çekecek, bedel ödeyeceğiz. Tedbirli olalım ama şikâyet etmeyelim.
PKK’nın en büyük avantajı, aldığı dış destekti. Nihayet dostlarımız uyandı!
Türkiye’deki çocukları bomba ve kurşunla öldüren PKK’nın Avrupa’daki çocukları da eroinle zehirlediğini sonunda fark ettiler.
Çocukların ahı bitirecek bu alçakları!
Yeni aşama mı?
Fethullah Hoca, cemaat mensuplarının devlet kadrolarına sızdığı iddialarına cevap vermiş...
Son kitabında şöyle diyor:
“Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır girer. Mülkiyeye de girer, adliyeye de, istihbarata da...”
Hem suçlu, hem güçlü sözü tutumuna çok uyuyor.
Unutmayalım ki devlete sızma iddiası medyaya iftira olarak değil, bizzat Fethullah Hoca’nın itirafı ile yansıdı.
Amerika’ya göç etmeden önce ortaya çıkan kasetinde müritlerine “mülkiyeye, adliyeye” girmelerini ve sezdirmeden yükselmelerini tavsiye eden, “Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephelerine çekecekleri ana kadar erken vuruş yapmaya kalkışmamalarını” söyleyen kendisi idi.
Unuttu mu, yoksa...
Türkiye’de bir şeylerin değiştiğine ve daha aktif duruma geçmek zamanının geldiğine mi karar verdi?
Çocukların ahı
Haberin Devamı

