Çocuklar ölmesin

Barolar Birliği Başkanı Özok'un sözleri gerçeğin büyük kısmını kapsıyor...

Haberin Devamı

Barolar Birliği Başkanı Özok'un sözleri gerçeğin büyük kısmını kapsıyor:

"Diyarbakır ve Batman'da çıkan olaylar, ülkenin birliğine, sosyal barışına ve ulaştığı demokratik kazanımlara yapılan bir saldırıdır."

Bu teşhisin eksiği var, fazlası yok.

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Birliği Başkanı Ebedinoğlu, terör tahrikinin bölgede yaşayanların işine ve ekmeğine olduğu kadar gençlerinin istikbaline de kastettiğini düşündüren değerlendirmeleri yaptı dün:

"Son yıllarda huzur ve güven ortamı sağlanmıştı. İlimizde az da olsa sanayi gelişmekteydi. İşadamları yatırım yapmak için ilimizi ziyaret ediyorlardı. Bugün maalesef bu huzur ve güven ortamının kalıcı olmadığını bir kez daha gördük."

İzci değil, terörist
Tablo, dışardaki yeminli Türkiye düşmanlarının bile inkâr edemeyeceği ibretler taşıyor:

Terörün yenilmesini izleyen yıllar, Kürt kimliğinin tanınmasını talep eden kitleye kültürel haklar getirmiş, bu iyileşmeye paralel olarak gelen sükûnet, bölgenin terörden kaynaklanan ekonomik kayıplarını telâfi için şans ve umut yaratmıştı.

Ama Kürt kökenli gençleri eğitim ve meslek sahibi olmak için motive etmesi gereken bu umut ortamı, kötü ruhlu siyasetçiler tarafından zehirlenmiştir.

Çünkü onların derdi terör şantajını sürekli güncel tutmaktır.

Dertleri barışa, güvenliğe, ekonomik gelişmeye yürümek değil bebek katili Apo'yu hapisten çıkarmaktır.

O nedenle Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir ile aynı kafadakilerin olayları "infial" diye adlandırmalarını ve topluma mal etme çabalarını haklı görme olanağı yoktur.

Dağdaki eşkıyanın çatışmada öldürülmeleri, nasıl oluyor da "tahrik" diye adlandırılıyor?

Onlar kırda çiçek toplayan izciler değil tepeden tırnağa silâhlı teröristlerdir.

Ateşli silâh şartı
Kentlerdeki çocukları, dağdaki eşkıyaya dokunulmazlık sağlamak amacıyla tehdit ve şantaj silâhı olarak kullanmak bu kadar kolay olmamalı.

Diyarbakır ve Batman'daki olaylarda ölenlerin en büyüğü 23 yaşında, üç tanesi on yaşının altında. Biri 4, biri 6, biri de S yaşında.

Başbakan dün uyarısını tekrarladı:

"Annelere babalara sesleniyorum. Çocuklarını sokaklara dökenler veya çocuklarının terör örgütü tarafından kullanılmasına fırsat verenler, yarın ağlamanız boş yere olacaktır. Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kadın da olsa örgütün maşası olanlara gereğini yapacaktır!"

Devletin otoritesini duyurması elbette çok önemli. Çünkü suç işleyenleri kahreden o gücün, masumları koruma özelliği de vardır.

Ama kitlesel olaylarda karşıdan ateş gelmiyorsa devlet güçleri de ateşli silâh kullanmamalıdır.

Kanunsuz gösteri nedeniyle bile olsa çocuklarını kurban veren bir toplum hiç bir iyiliğe lâyık olamaz!

DİĞER YENİ YAZILAR