Geçen gün Başbakan Erdoğan arkadaşlarına, özeleştiri de sayılabilecek akılcı bir uyarı yaptı.
Bizim siyasetçiler iyi bir iş yaptıklarında başarıyı kimseyle paylaşmak istemezler ama bir yere toslayıp da faturası halka ve devlete çıkan bir başarısızlığın veya suçun sorumlusu oldukları zaman "Her şey Allah'tan" deyip sıvışmaya çalışırlar.
"Pamukova katliamı" bu "yavuz hırsız" zihniyetinin son yıllardaki en dramatik yüzsüzlüğü oldu. Çünkü cehaletin cüretinden kaynaklanan felâketin delilleri o kadar açık ve seçikti ki, iktidarın en kör yandaşlan bile cinayeti Allah'a havale eden densizlik karşısında "Bu kadar iftira olmaz" demek zorunda kaldı.
Bu rezaleti yaratan çirkinlikler ve gerici zihniyetin bütün günahları tek tek ortaya çıkmalı. Gelişen toplumlar örnek alacağı doğrular yanında, geçmişte yaptığı yanlışları da kayda geçirmek zorundadır.
Yeni bir Pamukova yaşamak istemiyorsak buna mecburuz. Peki başarabilecek miyiz?
Gerçeği aramak hak
Bu meselede Allah'a iftira edilmesine Başbakan karşı çıkarak önce umut veriyor fakat ardından yalpalıyor. Uzmanların görüşlerini aldıktan sonra hareket emrini verdiklerini söyleyerek gerçeği arayanlara gözdağı veriyor.
Önceki gün TV'lerden halka seslenirken şöyle dedi:
"Milletçe yaşadığımız ortak acı üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanlar oldu. Bu kişiler kendilerini hem bilirkişi, hem teknik uzman, hem savcı, hem yargıç yerine koyarak tek yanlı bilgilendirmelerle zihinleri bulandırmaya çalıştılar. Çirkin bir hadise.."
Zihinleri kim bulandırıyor?
Gerçeği istemek çirkinlik değildir. Çirkinlik, bu ibretin toplumsal sermayemize eklenmesine mani olmaktır.
Ortada, tekrarının istenmediği vahim bir olay var. Yalanlar söyleniyor. Hesap vermesi gerekenler işlerinin başında ve soruşturmayı etkileyebilecekleri güç mevkilerinde oturmaya devam ediyor.
Ulaştırma Bakanı yerinde kaldıkça suçlar örtülebilir ama faciadan iki hafta önce "Bu trene ben binmem, yakınlarımı da bindirmem" diyen bilim adamının tarihin kaydına geçmiş sözleri nasıl unutturulacak?
Başbakan'ın yanlışı
İstanbul Barosu'nun kaza konusunda açtığı tespit davasında mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti, önemli alt yapı kusurları belirledi. İnceleme, delillerin karartılmış olduğu iddialarının da haksız olmadığını ortaya koydu.
Yani ortada Başbakan'ın dediği gibi bir ahlâk ihlâli var ama bunu hesap vermek konumunda olanlar yapıyor. İktidar, siyasi gücünü demokratik hukuk devletinin denetim mekanizmasından suçluları kaçırmak için kötüye kullanıyor.
Allah'a iftira edenleri paylayan Başbakan, adaletin yolunu saptırmaya ve gerçeği karartmaya çalışan gayretleri de önlesin.
İstifa etmeyen Ulaştırma Bakanı'nı yerinde tuttukça bunu başaramayacaktır.
İcatları olan hızlandırılmış tren ucubesi, bu inat sürerse korkarız kendisini de altına alacaktır!
Çirkinlik nerede?
Geçen gün Başbakan Erdoğan arkadaşlarına, özeleştiri de sayılabilecek akılcı bir uyarı yaptı
Haberin Devamı

