Çık, garanti ver ve özür dile!..

Sen vatan şairlerinin şiirlerini ezberleyerek büyü, ellili yaşlara gel, sonra kalk şehitlere dil uzat!

Haberin Devamı

Sen vatan şairlerinin şiirlerini ezberleyerek büyü, ellili yaşlara gel, sonra kalk şehitlere dil uzat!

“Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor / Bir hilâl uğruna yarab ne güneşler batıyor” diyen saygı ve sevgi mısralarını hatırlamak dururken Başbakan’a “Askerlik herhalde yan gelip yatma yeri değildir” sözünü acaba hangi şeytan söyletti?

Tayyip Erdoğan’ın nitelikleri, üstündeki ağır yükü kaldırmaya yetmiyor. Her adımda bir yanlış yapıyor, o arada geçmiş hataların ağır faturaları döne döne karşımıza çıkıyor.

Geçen gün 1 Mart tezkeresinin meclisten dönmesine hayıflanıyor ve “Keşke Irak’a girseydik” diyordu. Faydası olmayan bir pişmanlıktır bu.

Çünkü tezkere kazası yüzünden Türkiye bir anda teferruat hale gelmiş, tarihin akışını değiştiren oldu bittilere, Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin oluşumuna, Kerkük’ün çalınmasına seyirci kalmış, Amerika ile stratejik ortaklık avantajlarını kaybetmiş, Kürt unsurları Amerika’nın kucağına itmiş, bu sayede PKK yeniden güçlenerek güvenliğimiz için tehdit yaratmaya başlamıştır.

Pişmanlık ödemez
Böyle bir maliyeti krallar bile taşıyamaz. Bu vahim yanlışın bedeli “keşke” diye başlayan birkaç pişmanlık sözcüğü ile ödenemez.

Bitirilen PKK terörü bu iktidar döneminde ihmaller yüzünden hortlamıştır. Hiç değilse son bir yılda gerçek fark edilebilir, telâfi hamlelerine girişilebilir ve vatan için savaşan insanlara fedakârlıklarının boşa gitmediği duygusu verilebilirdi.

Onu bile yapmadılar. Başbakan “alt kimlik-üst kimlik” lâfları ile kafaları karıştırdığı gibi katil sürüsünün cüretini artırmasına sebep oldu.

Basiretsiz politikalar yüzünden çocuklarının ziyan olduğunu gören anne babaların “Başka şehit istemiyoruz” itirazına da, o bildiğiniz talihsiz, ele verici, utanç verici sözlerle karşı çıktı.

Oğluna askerlik celbi
Yakışıksız sözleri, sonuna kadar Erdoğan’ın peşini bırakmayacaktır.

Önceki gün Eruh’ta PKK’lı caniler, nöbet devralırken Bergamalı Ali Balıkçı’yı şehit etti. Yirmi yaşındaki fidanın dün memleketinde cenazesi kaldırılırken anneler “Bilâl’i de askere gönder” diye slogan atarak Amerika’daki oğlu için Başbakan’a çağrıda bulundu.

Türkiye, üç-beş bin alçağa boyun eğecek değildir. Ama dış koruma nedeniyle bölücü terörle mücadele zaman alabilir. Güçlü olabilmemiz için çocuklarını bu savaşa gönderenler iki şey görmek isteyecektir:

1. Mücadele en az kayıpla, en kısa vadede başarı vaat ediyor ve çocuklarımızın fedakârlığı işe yarıyor, takdir görüyor;

2. Vatanın bütünlüğüne adanmış fedakârlığı, kimseye ayrıcalık tanınmaksızın herkes eşit olarak paylaşıyor.

Dün Bergama’daki cenazeden yükselen adalet talebi bütün yurdu kaplayan bir çığlık haline gelmeden önce Başbakan halkın karşısına çıkıp bu güvenceleri vermelidir.

Hazır çıkmışken milletten ve özellikle de şehit ailelerinden, ihmal ettiği özrü dilemelidir!

DİĞER YENİ YAZILAR