CHP ne yapıyor?

Hükümetin Kıbrıs politikasına yönelik CHP muhalefeti, samimi ve gerçekçi bir politika olamaz

Haberin Devamı

Hükümetin Kıbrıs politikasına yönelik CHP muhalefeti, samimi ve gerçekçi bir politika olamaz.

Çünkü 1 Mayıs'ı hedef alan çözüm çabalarının başarısızlığa uğraması Rum-Yunan tarafına hiçbir şey kaybettirmeyecek fakat bizim için maliyeti hesaplanamayan bir bozgunun başlangıcı olacaktır.

Çözümsüzlük, Güney Kıbrıs'ın ikinci bir Elen devleti olarak AB'ye girmesini önlemeyeceği halde Türkiye'nin AB serüvenini tehlikeli bir bilinmezliğe sürükleyecektir.

Rumların AB'ye girmesinden sonraki süreçte Kıbrıs'ta çözüm şartları, hiçbir zaman Annan Planı'nın dengesine ve adaletine yaklaşmayacaktır.

Denktaş, gençlerin refah ve özgürlük taleplerini karşılamak için Türkiye'den daha çok para gelmesini mi bekleyecek?

Yoksa terbiye edici bir baskı yönetimi mi kuracak?

Kırk katır-kırk satır
Çözümsüzlük AB içindeki Türkiye karşıtlarına aradıkları bahaneyi sunduğu takdirde bunun ilk yıkıcı etkileri ekonomik alanda kendini gösterecektir.

İşsiz nüfusun tek umudu, müzakere sürecinin başlaması ile gelecek yabancı sermayedir. Bu umudun bitmesi veya ertelenmesi, ekonomik ve sosyal sancıların patlamalar haline dönüşmesi demektir.

Türkiye'nin demokratik geleceğinin de kararması demektir.

Eski Başbakan Mesut Yılmaz geçen yıl, AB kapısının yüzümüze kapanması halinde doğacak siyasal riskleri "kırk katır-kırk satır" örneği, şöyle açıklamıştı:

"Ret cevabı tslâmi radikalleri bir anda patlayıcı madde haline getirir. Öyle bir durumda Türkiye ya radikal İslamcı bir devlet haline gelecek ya da Batılı maceracı müttefiklere karşı olan bir askeri diktatörlükle yönetilecek.."

Bu yorum saflık mı?
Çözümsüzlüğün ne kaybettireceğini herkes biliyor. CHP muhalefeti millete asıl şu sorunun cevabını vermelidir:

Çözümsüzlük Türkiye'ye ve Kıbrıs Türkü'ne ne kazandıracak?

İnsan merak ediyor:

CHP gibi köklü bir parti bu kadar kör olamaz. Çözümün hükümete sağlayacağı başarıyı önlemek uğruna Türkiye'nin geleceği üstünde kumar oynayamaz.

Acaba müzakerelerin son perdesinde hükümetin pazarlık kozlarını güçlendirmek için mi böyle davranıyor?

Biliyorum, şimdi bir çoğunuz bana "saf" diyeceksiniz. Ama ulusal siyasete konu bir mesele hakkında CHP'nin bu kadar dar görüşlü ve egoist davranacağını aklım ve gönlüm kabul etmiyor.

New York'taki müzakereleri olumsuz etkiler kaygısıyla mecliste dün yapılmasını istediği Kıbrıs konulu genel görüşmenin ertelenmesine CHP'nin razı olması bence umut veren gelişmedir.

Kıbrıs'ı savaş ganimeti olarak gören bakış, cumhuriyetin kurucusu onurunu taşıyan partiye hiç yakışmıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR