Türkiye’nin cumhurbaşkanı seçimine ilerleyişini şuna benzetiyorum:
Baba eczaneye girmek için arabayı yokuş bir yolun kenarına park etmiş. Arabada bıraktığı yaramaz çocuğu direksiyona geçerken fren boşalmış. Otomobil yavaş yavaş kayıyor, dışardakiler çocuğa “frene bas” diye bağırıyorlar.
Bakalım “geliyorum” diyen kazayı önlemek mümkün olacak mı?
Başbakan Erdoğan’ın veya bir AKP’linin Çankaya’ya çıkması halinde doğabilecek riskler küçümsenemez.
Ayrıca da korkulanlar olursa bedelini halk seçimde iktidar partisine ödetecektir.
Niçin saklanıyor?
Tayyip Erdoğan’ı adaylıktan caydırır mı böyle bir ihtimal?
Korkarız ki hayır. Kasımpaşalı egosu, vazgeç baskıları arttıkça onu tahrik edecektir. Ayrıca Cumhurbaşkanlığının çift katlı dokunulmazlık zırhı ile sağlayacağı ömür boyu güvenceyi, her şeye rağmen feda edemeyecektir.
Güçlü bir muhalefet bulunmaması AKP liderine halkı oyalamaya yönelik oyunlar oynama rahatlığı veriyor.
Çünkü liyakati açısından bir tartışma açılmasından zarar göreceğini bilmektedir. İleri demokrasilerde aylar öncesi belli olan cumhurbaşkanı adaylarının tabi tutulduğu derin tahliller onu korkuttuğu için adaylığını son dakikaya saklamaktadır.
Maval okumak...
Güçlü bir ana muhalefet bulunmaması AKP’nin şanssızlığı olacaktır. Çünkü CHP’nin etkisizliği AKP’yi mecburiyetlerini görmekten alıkoyacaktır.
Tayyip Erdoğan CHP lideri Baykal’a “Adayın varsa açıkla, kendine güveniyorsan kendin çık” diye sözde meydan okuyor. Eğer cumhurbaşkanını meclise seçtirmekten vazgeçmedilerse bu söze meydan okumak değil maval okumak denir!
Bu saatten sonra “olmayacak dua” gibi görünse de kazaya giden arabayı durdurmanın en etkili yolu, ANAP lideri Mumcu’nun canlandırdığı projedir. Mumcu dün, cumhurbaşkanını halka seçtirecek anayasa değişikliği için CHP’ye işbirliği çağrısı yaptı.
Meclis Başkanı Arınç bile tercihinin halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olduğunu söylüyordu aynı saatlerde.
Derviş ve Türmen
CHP bu çağrıya olumlu tepki vermeyecekse halka nedenlerini açıklamalıdır.
Ayrıca Başbakan’ın “adayın varsa açıkla” efelenmesi gollük bir geri pastır. CHP’nin “Cumhurbaşkanı böyle olur” dedirtecek bir adayı kısa zamanda açıklaması AKP’nin ezberini şaşırtabilir.
Mesela BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş veya AİHM’deki Türk yargıç Rıza Türmen...
Halk seçecek olsa ikisi de geçebilir Başbakan Erdoğan’ı.
Meclis AKP çoğunluğuna dayandığına göre sonuç şimdiden bellidir ama böyle nitelikli adaylar yine de demokratik oluşuma hizmet ederler.
Her tökezleme Erdoğan’ı dirayetli ve liyakatli bir cumhurbaşkanından ülkeyi mahrum bırakan suçlu durumuna sokar.
AKP’ye “Daha iyisi vardı da seçmedik mi?” dedirtmemek lâzım!
CHP aday Göstermeli
Türkiye’nin cumhurbaşkanı seçimine ilerleyişini şuna benzetiyorum: Baba eczaneye girmek için arabayı yokuş bir yolun kenarına park etmiş
Haberin Devamı

