Önümüzde kötü tecrübelerin dersleriyle terbiye olmuş iki partiden birinin iktidar, öbürünün muhalefet olduğu bir dönem var.
Eğer bunlar hafızalarını kaybetmezlerse kriz döneminin yaraları kısa zamanda sarılabilir, Türkiye AB'ye üyelik yolunda dev adımlar atabilir.
Çünkü meclis, orta kuşağın hiç görmediği bir çalışma hızına ulaşacak, iktidar ve muhalefet grupları da, beğenmediği partileri nasıl cezalandırdığını 3 Kasım'da gösteren bir toplumun denetiminde olacaktır.
Demirel: Korkmayın..
Bunun için önce taşları yerine koymak gerekiyor.
Eski Cumhurbaşkanı Demirel'in VATAN'a verdiği mülakat, tecrübeli bir devlet ve siyaset adamının "nasihat" lerini içeriyor.
"Başbakan olmak, seçim meydanlarından gelen kişinin hakkıdır" diyor Demirel; "O kenarda dursun, başkası Başbakan olsun, öyle şey olmaz.."
Çünkü buna çare bulamazsak 3 Kasım'la gerçekleşen demokratik devrimin meyveleri ziyan edilecektir. Davul başkasında, tokmak başkasında bir işleyişin doğuracağı zararlar bir yana sorumlusu da kaybolacaktır.
"İyi ama ya değişmemişlerse, ya gizli gündemleri varsa?"
Demirel bu endişelere hak vermiyor:
"Bugün halkın görev verdiği parti, 28 Şu-bat'taki parti değildir. Evvelâ kendileri 'değiliz' diyor. Sonra herkes bilmeli ki Türkiye'de laikliği, ülke bütünlüğünü, çağdaşlığı, Atatürk'ü, kalkınmayı hesaba katmayan hiçbir parti kalıcı olamaz.."
AKP de korkmasın..
Belli ki siyasetin içteki ilk önceliği, Erdoğan'ın siyaset yasağını ve halkın onu Başbakan görme iradesi önündeki engeli kaldırmak olacak.
CHP de bu gerçeği görmüştür.
Sadece bu hedefe yürürken, yararlı gördüğü iki başka amacı da gerçekleştirmek kararındadır.
Bunlardan biri milletvekili dokunulmazlıklarının daraltılması, öteki ise seçimlerin 5 yerine 4 yılda yenilenmesi..
Yolsuzluk batağını kurutma iradesinin ön şartına AKP itiraz edemez.
Seçim döneminin dört yıla indirilmesine de "hayır" dememelidir.
Sezer'den sonraki Çumhurbaşkanı'nı bu meclis yerine bundan sonraki meclisin seçmesine razı olmak, belki bir AKP'liyi Çankaya'ya gönderme şansını kaybettirebilir.
Ama çok daha fazlasını kazandırabilir.
"O yetkiyi, dört yıllık bir iktidar icraatının millet oyuyla sandıkta tescil edilecek başarısını gördükten sonra kullanmaya varız" diyen bir özgüven, çok etkileyici bir teminat olur.
Hem korkularını yenmek için zamana ihtiyacı olanlar rahatlar, hem de AKP radikal unsurlarını terbiye etmekte kullanacağı bir havuç elde eder.
Cesur adımlar
Türkiye koalisyonlardan çok çekti. O nedenle hep tek parti iktidarları ile yönetilmenin hayalini kurduk. Çünkü koalisyonlar ülkeye varlık içinde yokluk yaşattı. 3 Kasım seçiminde halk, 12 Eylül darbesinin bile isteyip de yapamadığını başardı. Tek parti iktidarı getirmekle kalmadı, muhalefeti de tek partiye indirdi.
Haberin Devamı

