Görünmeyen bir küresel irade sanki bütün uluslararası güçleri bölgemize istikrar getirecek bir anlayış ve kararlılık zemininde buluşturdu.
Irak'ta Saddam ya dişlerinin sökülmesine razı olacak veya ezilerek yok edilecek.
Birleşmiş Milletler'in "teslim şartlan" na Bağdat haydutu boyun eğdi.
Kıbrıs'ın birleşik iki devlet halinde AB'ye üye olmasını sağlayacak Annan Planı, bölgede sürekli bir savaş gerilimini ve Avrupa'nın genişleme yolundaki önemli bir engeli ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerine başlamak için tarih isteme baskısı Avrupa başkentlerince ve Batı medyası tarafından hayret verici dozda destek görüyor.
Fransızlann ünlü haber dergisi CExpress Türkiye'nin iki yüz yıldan bu yana yüzünü Ba-tı'ya döndüğünü, bu değerler için islâm'ı laikleştirdiğini, İslâm'ın demokrasi ile uyumlu olabileceğini kanıtladığını yazdı.
Değişen rüzgârlar
Türkiye aleyhtarı koro susmuş, muhalefet içi geçmiş bir soliste kalmış durumda.
"Türkiye'nin tam üyeliği AB'nin sonu olur" diyen Fransa eski Cumhurbaşkanı ve Avrupa Konvansiyonu Başkanı Valery Gis-card d'Estaing, alkış değil hakaretamiz eleştiriler aldı.
isveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh bile "Tayyip Erdoğan'ın yasağı aslında bir avantaj oluşturuyor" dedi.
Çünkü demokrasi önündeki engellerin, halkın Erdoğan'ı başbakan görme iradesini hayata geçirmek baskısı sayesinde kaldırılacağına inanıyorlar.
Bu olumlu iklim değişikliğini, 3 Kasım seçimiyle oluşan yeni parlamentonun iki kanadı da şimdilik en verimli şekilde kullanıyor.
CHP'nin lideri Varşova'daki Avrupa Sosyalist Partileri toplantısında hükümet başkanlarını, 12 Aralık'ta AB'nin tam üyelik müzakerelerine başlamak için Türkiye'ye tarih vermesi konusunda ikna etmeye çalışırken aynı şeyi AKP lideri Erdoğan başkentleri ziyaret ederek yapıyor.
Bari üç ay susun
Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi savsaklamak isteyenlerin bahanelerini önceden çürütecek nitelikte güçlü taahhütler veriyor. Herhalde içerdeki muhalifler de "İşkenceye hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecek" diyen Erdoğan'ın bu sözlerini "taviz" olarak niteleyemez.
Tayyip Erdoğan'ın gezisi sırasındaki görüntüler ve ilişkiler "Herkesin yaşam biçimine saygılı olacağız" sözünü teyit ediyor.
Kendisi "seferi durum" mazereti ile oruç tutmuyor, isteyenlere de onun gözü önünde içki servisi yapılabiliyor.
Türkiye'nin hayal ufuklarını yakına getiren, müzmin sorunları için çözüm fırsatları yaratan bir dinamik, içerde ve dı-şarda, daha önemlisi aynı zamanda oluşuyor. Korkular ve kuruntularla bu havaya zarar vermeyelim.
Değişme ve değiştirme fırsatını kullananların hevesini kırmayalım.
Cesaret verelim
Görünmeyen bir küresel irade sanki bütün uluslararası güçleri bölgemize istikrar getirecek bir anlayış ve kararlılık zemininde buluşturdu.
Haberin Devamı

