Yargı, bağımsız olması gereken bir devlet gücüdür.
Bu gücü hukukun ilkeleri denetler ve yönetir.
Dışarıdan ve içeriden yürütülen etkileme çabaları, ne zarar getirir diye soracak olursanız... Yormayın kendinizi.
Önümüzde duran kördüğüm, Türk yargısının son manzarasıdır.
Sayısını unuttuğumuz reform paketleri, yanlış başlayan müdahalelerin doğru bir hedefe yönlenmesine imkân vermemiştir.
İnat da çözüm getirmeyecektir.
Adalet Bakanlığı, HSYK ve Anayasa Mahkemesi arasında yaşanan güç çekişmesi, erkler ayrılığı ilkesini ciddiye almayan rejimler için ibrettir.
HSYK’nın da başkanı olan Adalet Bakanı’nın görev ve yetkileri arasına HSYK Teftiş Kurulu Başkanı’nı ve Teftiş Kurulu başkan yardımcılarını atamak da eklenmişti.
Yüksek mahkeme bu düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı buldu.
Kuzu kapama istedi!
Şikâyetler ve iptal kararları havada uçuşuyor.
Bu toz duman arasında AKP Milletvekili Burhan Kuzu, seçim öncesi erişimi engellenen ve sonra düzeltilen Twitter’ı tekrar kapattırmak için “bireysel başvuru hakkını kullanarak” harekete geçti. Prof. Burhan Kuzu anayasa profesörüdür.
Aynı zamanda TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı olan bir AKP Milletvekili.
Bireysel başvuru hakkını kullanırken Anayasa Mahkemesi’ne karşı misillemede bulunduğunu düşünenler çoktur.
Konuştuğum anayasa uzmanları özel olarak Prof. Kuzu’yu eleştiriyorlar.
Hatta bu nitelemeyi “ayıplıyorlar” diye değiştirmek bile mümkündür.
Kuzu Anayasa Mahkemesi kararıyla açılan Twitter’ın tekrar kapatılmasını savunabilmiş bir hukukçudur!
Güven veren duruş
Bir hukuk adamı ve sahip olacağımız özgürlüklerin daralıp genişlemesinde etki sahibi bir parlamenter olarak Kuzu’nun yasağı değil hürriyetleri savunması gerekirdi.
Yakışanı odur. Üstlendiği rol bir anayasacıya yakışmıyor!
Görüştüğüm hocalar Anayasa Mahkemesi’nin tarihi bir sınavdan geçmekte olduğunu düşünüyorlar.
Yüksek mahkemenin üyeleri verdikleri kararlarla bağımsız olduklarını kanıtlamasalar bile bu kimliği taşıyacak yeterliğe sahip bulunduklarını göstermişlerdir.
Şöyle düşünmek güven veriyor insana:
Anayasa Mahkemesi, Twitter’a yönelik yürütmeyi durdurma kararının ne zaman uygulanacağının belirsizliğinden yola çıkarak başvuruyu kabul edilebilir bulmuş “Çünkü ifade özgürlüğünün ağır ihlâli vardır” tespiti yapmıştır.
Hocalar, Anayasa Mahkemesi son kararlarının cesaret ve bilgelik taşıdığını düşünüyorlar.
Olumlu sürprizlere alışık değiliz.
Talihimiz değişiyor mu?
Cesaret ve bilgelik
Haberin Devamı

