Cesaret gerek!

Haberin Devamı

Günler geçiyor. İktidar her daim “yarın seçim olacak gibi” hazır. Ama CHP halâ seçim havasına girmedi.

Acele silkinmek lâzım.

Düzen, iktidar partisini kayırıyor. Propaganda olanakları bakımından AKP ile muhalefet partileri arasındaki kıyası ancak pire ile deve anlatabilir.

Durum muhalefete hızlı hareket etme mecburiyeti yüklüyor.

Bir de AKP karşısında ortaya konulacak heyecan verici bir fark!

Baykal’ı bir komplo götürmeseydi Kılıçdaroğlu bugünkü yerinde olamazdı. Bu değişim yalnız onun değil partinin de şansıdır.

Şansını nasıl kullanacak, göreceğiz.

Ama CHP örgütünün ve halkın en büyük özlemi parti içi demokrasidir.

Kılıçdaroğlu da koltuğa oturduktan hemen sonra o özlemin etkisiyle milletvekili adaylarını bu seçimde örgüte seçtireceğini vaad etmişti.

Sözünü tutacaksa bu kararı hemen vermek ve Mart başında önseçimi yapmak gerekiyor.

Parti içi demokrasi yoksa demokratik bir meclis de oluşmuyor. TÜSİAD dergisinin kapağındaki kompozisyonu hatırlayın:

Meclisin bütün koltuklarında liderler oturuyor!

Partiler ve seçim yasalarında yapılan antidemokratik değişiklikler sistemi bu hale getirmiş. Partiler, oligarşileri bile aşarak tek adam yapılarına dönüşmüştür.

Çünkü milletvekillerini, belediye başkanlarını, partinin merkez ve taşra yöneticilerini, hatta belediye ve il genel meclisi üyelerini lider seçmektedir.

Cumhurbaşkanını bile, seçimine saatler kala Tayyip Erdoğan seçip ilân etmedi mi?

Ülkedeki kutuplaşmanın en önemli nedeni “lider vekilleri”dir. Meclis çoğunluğunu “milletin vekilleri” oluştursa parlamenterler kendilerini lidere değil halka beğendirmek için hareket ederler, dikta heveslerinin önünü keserlerdi.

Kılıçdaroğlu vaadini mutlaka tutmalı ve CHP adaylarını örgütüne seçtirmelidir.

Son olarak “Önseçim de yapacağız ama bütün illerde değil“ demişti.

Bu konuşma akılları karıştırıyor ve CHP’nin ortaya koyacağı en çekici, en ayırıcı farkı ziyan edebileceği şüphesini uyandırıyor.

Önseçimle belirlenmiş milletvekili adaylarının avantajı hiçbir bahaneyle heba edilmemelidir.

Kılıçdaroğlu “Kadronuzu kuramazsınız” kuruntularının tuzağına düşmemelidir.

Kendi örgütünün ihanet edebileceği ihtimaline göre tavır belirleyen bir lider milletin aradığı kurtarıcı olamaz.
Kılıçdaroğlu’na demokrasi kuracak cesaret diliyoruz!

Koy sepete!..

Hukukçular, müzakereleri süren “torba yasa”nın yasama tarihimiz için yüz karası olacağını söylüyorlar.

Gerçekten de benzersiz bir tecrübe yaşıyoruz.

Neredeyse tek başına anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip AKP iktidarı, işbaşındaki dokuzuncu yılında bu “ucube”yi yarattı.

Onlarca yasayı değiştiren 128 maddelik bir tasarı, komisyonlarda “koy sepete” yöntemi ile iki katına çıktı.

Kanun yapma tekniği katlediliyor. Şu anda sanki yasa yapılmıyor da bir şeyler kaçırılıyor.

Çünkü hiçbir madde hakkıyla tartışılmıyor.

Vergi afları da bu torbanın içinde, emekçi kesimin tepkisine sebep olan hak kayıpları da... Nasıl bir sona ulaşacağını bilemeyiz.

Çünkü yorucu maratonda, bir gece ansızın yeni seçim yatırımı hamleleri izleyebiliriz.

2009’un 25 Haziran gecesi muhalefeti uyutan iktidar grubu, askerlere sivil yargı yolunu açan maddeyi bir yasaya ekleyip geçirmişti.

Kimse torba doldu, artık başka bir şey sığmaz demesin!

DİĞER YENİ YAZILAR