Cereme

Güçlü bir ordu güvencedir ama daha önce ülkeyi kurtarıcı aramaya mahkûm etmeyecek bir sivil yönetim lâzım

Haberin Devamı

Güçlü bir ordu güvencedir ama daha önce ülkeyi kurtarıcı aramaya mahkûm etmeyecek bir sivil yönetim lâzım.

Takıntısı olmayan bir iktidar, görevine bağlı, yürekli, temiz bürokrasi, hiçbir etkinin saptıramayacağı savcılar ve kolluk gücü..

İmar Bankası olayı bu konuda yeteri kadar güçlü bir devlet aygıtına sahip olmadığımızı gösteren pahalı bir tecrübedir.

Önümüzde bir dosya var: Yasaların suç saydığı fiillerin neredeyse tümü işlenmiş. Ama devletin fail olarak aradığı kişiler, egemen bir devletin sınırlan içinde günlerdir bulunamıyor. Arananlar Saddam mı, burası işgal altındaki Irak mı?

Ortaya çıkan kanunsuzluklar kimse için şaşırtıcı olmamıştır. Zaten herkes Uzanlar'ın yasaları ve iş ahlâkını umursamayan faaliyetlerine, ellerindeki medya gücünü benzersiz bir cüretle kullanarak caydırıcı bir koruma kalkanı inşa ettiklerini biliyordu.

Karar mevkilerinde oturanların birçoğu açığı olan insanlarmış ki bu yöntem onlan yıllarca korudu.

Cesur ama acemi
AKP hükümeti, geç kalmış bir devlet görevini yerine getirmiştir.

iktidar yürekli davranmıştır ama bu çapta bir organize suça müdahale etmenin acemiliği yüzünden zararın büyümesini önleyememiştir. Belki bunda, yaptığı işin aslında Genç Parti'ye karşı bir siyasi linç girişimi olarak algılanacağı korkusu etkili olmuştur.

Uzanlar'ın elektrik şirketleri ile beraber İmar Bankası'na da el konulmalıydı. BDDK Yönetim Kurulu üyeliğine atamanın gecikmesi, Uzanlar'a üç haftalık bir zaman kazandırmış, bu da devletin zararını büyüten yeni suçların işlenmesine ve delillerin yok edilmesine fırsat yaratmıştır.

Artık olan olmuştur. Kurumların birbirlerini suçlamalarına son vermeli, yakalama, soruşturma ve hasar tespiti çalışmalarına hız verilmelidir. İhmalden veya korkutmadan kaynaklanan görev kusurlarının nasıl olsa hesabı sorulacaktır.

Başka çaresi yok
Öncelik taşıyan bir karar da, kamu otoritesinin yarattığı denetim boşluğu yüzünden mağdur duruma düşmüş olan vatandaşlarla ilgilidir.

Çifte kayıtla veya hayali Hazine Bonosu satışı ile dolandırılan insanlar kara paralarını kumara yatırmadı. Tasarruflarını, devlet denetiminde olan, devlet garantisindeki bir bankaya götürdü. O bankayı Hazine Bonosu almak için aracı olarak kullandı.

Hükümetin bu gerçeği kabul ettiği anlaşılıyor. Yasal kayıtlardaki mevduatın hemen ödenmesi, Hazine Bonosu için yatırılanlar da dahil geri kalanlara 3 yıl sonra ödemeli özel tertip tahvil verilmesi düşünülüyor.

Evet, bu işe bulaşmamış vatandaşlara haksızlık da olsa başka bir çıkış yolu yoktur.

Bu bir ceremedir. Suç örgütlerinin, devlet kurumlarını bile korkutacak boyutlara ulaşmasına göz yuman gafletin ve hıyanetin ceremesi...

Umalım ki ders olsun ve artık son olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR