Cemaatle raks

Baykal dün iktidarın Fethullah cemaati ile ilişkileri konusunda Başbakan’a sert ama yararlı uyarılar yaptı!

Haberin Devamı

Baykal dün iktidarın Fethullah cemaati ile ilişkileri konusunda Başbakan’a sert ama yararlı uyarılar yaptı!

“Meydanı boş buldular. Bu gidiş iyi gidiş değil. Herkesin ama öncelikle Başbakan’ın aklını başına alması lâzım.”

CHP liderinin sözünü ettiği kötü gidiş, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın adını vermediği bir bakanın cemaate yönelik eleştirilerinde ifadesini buluyor.

Ordu aleyhtarı komplolar epeydir dozunu artırarak ülke gündemine sürülüyor.

Bu tertiplerin, askerleri halkın gözünden düşürerek cumhurbaşkanı seçiminde etkisiz kılma amacı güttüğünü artık herkes görebiliyor.

Ahmet Hakan, adını sakladığı bakanın “Bu cemaat de çok olmaya başladı. El attığı bütün işlerden biz (AKP ve iktidarı) zararlı çıktık” dediğini yazıyordu.

Cemaatçi polislerle cemaatçi savcıların dayanışma içinde olduklarını, bunların adım atarken “hükümete zarar verir mi” diye düşünmeyip “cemaatin işine yarar mı” diye baktıklarını söyleyerek bu tutumları eleştirdiğini anlatıyordu.

Baykal dünkü grup konuşmasında “oh olsun” tonunda bir değerlendirme yaptı:

“Cemaatleri sen ‘parti olarak, hükümet olarak kullanırım’ diye palazlandırırsan bir gün böyle şaşırır kalırsın!”

Hayır, AKP iktidarı yol arkadaşının ihanetine uğramış bir “talihsiz” değildir.

Oynayıp kaybetmiş bir kumarbaza daha çok benziyor.

Amerika’ya göç ettiği günlerde ortaya çıkan kasetinde yandaşlarına Fethullah Hoca’nın adliyede, mülkiyede köprü başlarını tutmalarını, devletin hayat damarlarını ve bütün anayasal müesseseleri ele geçirene kadar beklemelerini, “erken vuruş” yapmaya kalkmamalarını öğütlediğini, Başbakan ve çevresindekilerin bilmemeleri düşünülebilir mi?

Neyse, bakan bey bugün cemaatten yakınıyorsa bu bile bir ilerlemedir.

Yeter ki bütün bakanlar onunla beraber uyanmış olsunlar!

*****

Şiraze durumu
Başbakan “Bu iş şirazesinden çıktı” diye yakındı dün.

Rahatsız olduğunu söylediği şey, cumhurbaşkanı seçimine bağlı gerginliğin tırmanmasıdır.

14 Nisan’da yapılacak olan mitingin hazırlıkları ile ilgili haberler, iktidarı tedirgin edecek büyüklükte bir kalabalığın Ankara’da toplanacağını gösteriyor.

Malatya İnönü Üniversitesi’nde o günkü sınavların ertelenmesi örnek alınan bir karar haline gelmemeli. Ama ya olursa?

Tepkisinden anlaşılıyor ki bu soru Başbakan’ı endişelendirmiştir. Ama sormak lâzım:

Bir fırtına biçeceksek rüzgârı kim ekti? Cumhurbaşkanı seçim süreci 12 gün sonra başlayacak ama ortada daha aday yok. Başbakan “Her partinin taktikleri olur” diyor.

Fırsatları iyi değerlendirmeye dayalı bir kurnazlık yarışı değil, liyakatin belirleyici olması gereken bir seçim yapmamız gerekiyor.

Sorun bu...

Şirazeden çıkanlar bu farkı karıştıranlardır!

DİĞER YENİ YAZILAR