Çelişmezse görelim

Haberin Devamı


Özgürlük hayalleri ile ayaklanan Arap halklarına laiklik propagandası yapmak...

Başbakan Erdoğan’ın Mısır halkına yaptığı çağrı, yaşamının en ilginç, hatta en beklenmedik çıkışlarından biridir.

Ne demişti?

“Ben laik değilim; Müslümanım. Ama laik bir devleti yönetiyorum. Laiklik ile Müslümanlık çelişmez!”

Bu söz hükümet icraatında kendini doğruluyor mu?

Eğitim son zamanlarda, dış sorunların tehlikeli bir tırmanma göstermesine rağmen siyasi eylemlerin yoğunlaştığı alan oldu.

Dini eğitimi etkinleştirmeye ve baş örtüsü yasağını pratik bahaneler yoluyla aşmaya oldu bittiler yoluyla imkân sağlanmıştır.

Üniversitede türban yasağı sessizce kalkarken 4+4+4 reformu imam hatiplerin orta kısımlarını açtırmış, son hamle türbanı “bazı dersler parantezinde” ortaokul ve liselere sokarken imam hatiplerde “tam gün” uygulama serbestisi getirilmiştir.

Türk tipi laiklik

İslâmcı kökten gelmiş bir Başbakan laik niteliğe sahip Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmektedir.

Bunda bir yanlışlık olmadığını ve olmayacağını düşünmek için Başbakan’ın “Laiklik ile Müslümanlık çelişmez” sözünü hatırlayıp onun ışığında yapılanları değerlendirmek gerekir.

Ortaokul ve liselerde yeni dönem kız öğrenciler başlarını isterlerse sadece din derslerinde örtebileceklerdir.

Ama din dersinde taktığı baş örtüsünü sonraki fizik veya matematik dersinde çıkarmaması için öğrenci baskıya hedef olacaksa, içeriden dışarıdan yönelecek olan baskılara karşı korunamayacaksa laiklik ile Müslümanlık çelişecek demektir.

AKP çevrelerinde gelişen bir “Türk tipi laiklik” kavramı var.

Rahmetli Erbakan’ın üstünde kafa yorduğu bu konu, Başbakan’ın Mısır’daki Müslüman Kardeşler’in kafasını karıştıran sözlerinden sonra yeniden tedavüle çıktı.

Demokrat laiklik

Türkiye’nin baştan beri Fransız modeli baskıcı laikliği benimsediğini ama artık Anglosakson modeli sekülerliği benimsemek ihtiyacında olduğunu savunanlar daha sık görülüyor.

Bu tartışmada laiklik cumhuriyetçiyi sekülerlik demokratı çağrıştırıyor.

Türk halkının laiklikle sorunu yok. Ama laikliğin liberal türü olan sekülerlik topluma beğendirilmek istenecekse tepeden inmeci uygulamalardan uzak durmak gerekiyor.

Uygulamada devlet gücünün taraf tutmaması, ne sebeple ve hangi tarafa mensup olursa olsun kimsenin ezilmesine izin vermemesi gerekiyor.

Baş örtüsü yasaktı.

Yasak kalktı, ne olacak?

Eğer başta laik veya seküler değerlere bağlı bir iktidar varsa, birinci şart olarak baş örtüsü serbestliği, başı açık gezme yasağına dönüşmeyecek.

Toplumda hâlâ bu korku var.

AKP önderleri on yıllık icraatları ile bu şüpheyi hak etmediklerini söylüyorlar ama günlük açıklamalarında dinden, imandan, camiden geçilmiyor...

DİĞER YENİ YAZILAR