Cehennemlik!

Haberin Devamı

ABD Başkanı Bush filozoflar ve teologlarla toplantılar yaparak kendini sorguluyormuş.

VATAN’ın dünya gündemini izleyen genç editörleri dün bu gelişmeyi haber masasına “Oh my god!” başlığı ile getirdi.

Dini bütün Başkan’ın, işlediği günahlar nedeniyle cehennemlik hale düştüğünü kavraması biraz ümit ama daha çok hayret veren bir gelişmedir.

Washington Post’un haberine göre Başkan Bush için cevabı en kolay fakat en acıtıcı görünen soru şu:

“Dünya neden Amerika’dan nefret ediyor? Yoksa yalnızca benden mi nefret ediyorlar?”

Aslında soruya yansıyan şüpheler, doğru cevabı veriyor.

Amerika’nın askeri gücünü adaletli kullanma sorumluluğunu taşımakta hiçbir başkan Bush kadar kötü olmadı. Başarısızlığına en somut kanıt, Türk halkını Amerika’ya beslediği duygular bakımından nereden nereye getirdiğidir.

Amerikan karşıtlığında Türk halkının dünyada birinci duruma yükselmesi sebepsiz değildir.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt dün Antalya’daki uluslararası toplantıda NATO’nun Amerikalı Başkomutanı’nın gözüne bakarak ABD’yi suçladı.

Terörle mücadelede uluslararası işbirliği beklerken karşılaştığımız bazı durum ve tavırların hayal kırıklığı yarattığını belirten Büyükanıt “Küreselleşme çağında duvarlar o kadar saydam ki, teröristlerle kurulan hiçbir ilişki sır olarak kalmamaktadır” dedi.

Orgeneral Büyükanıt bu sözlerle, güvenlik güçlerine teslim olan 4 PKK’lı teröristin geçen gün medyaya yaptıkları açıklamaya gönderme yapıyordu. Bu teröristler iki Amerikan aracının Kandil dağındaki PKK kampına silâh getirdiğine tanık olduklarını iddia etmişlerdi.

İddiayı Washington reddetti ama kimseyi ikna edemez. Çünkü bölücü terör örgütü yıllardan beri ABD’nin işgal otoritesi olduğu topraklarda barınmakta, korunmakta, destek bulmaktadır.

Türkiye, NATO’nun en fedakâr üyesidir. Bu ülke teröre hedeftir. Tehdit dost ve müttefik bildiği Amerika’dan gelmektedir.

Amerika kutsadığı birçok değere ihanet içindedir.

Bush’un gidişini sabırsızlıkla bekleyeceğiz!

*****

Mıcır cinayetleri nasıl önlenir?

Afyon’da dün “Türkiye’ye özgü bir katliam” yaşandı.

Karayoluna mıcır dökülmüştü. Trafik güvenliği yok olan yolda iki otomobil çarpıştı dokuz kişi öldü.

Demokrasinin ve hukukun egemen olduğu çağdaş bir ülkede olsa yalnız Ulaştırma Bakanı’nı değil hükümeti bile götürür diyeceğim ama oralarda olmaz.

Çünkü o ülkelerde sıcakta eriyen asfaltın üstüne mıcır dökme yöntemi yıllar önce tarihe karışmıştır. Onlar mıcırı bizim gibi yoldan geçen arabalara çiğnetmiyorlar, özel araçlarla yere sabitliyorlar, geri kalanları süpürdükten sonra yolu trafiğe açıyorlar.

Hızlı tren faciasını yaratan cehalet mıcırla oynayarak hükmünü karayollarında perakende sürdürüyor.

Trafik güvenliğini sağlamaktan sorumlu otorite o kadar sevgisiz, bilgisiz ve adamsendeci ki, döktüğü mıcırın geliş yönüne uyarı levhaları ve ışıklı işaret bile koymuyor.

En güçlü ümit yine yargıdır.

Bu mıcırların ölüm tuzağı olduğunu dökenlerin bilmemesi düşünülemez. O halde olanlar kaza değil bilinçli taksir ürünü cinayetlerdir.

Mıcır kullanan katilleri ve mıcır katliamını ancak savcılar önleyebilir!

DİĞER YENİ YAZILAR