Seçilmiş kişilerin seçenlerden kopması yalnız demokrasiyi değil devleti de işlemez hale sokuyor.
Milletvekillerine lojman tahsisine son verilmesi ümit yaratmıştı. Parlamenterler hayatı halkla beraber yaşayacaklar ve çözüm görevi de böylelikle sahipsiz kalmayacak diye sevinmiştik.
Fakat lider sultası düzeni öylesine baskın ki milletvekilleri halkı değil lideri gözetiyorlar.
Lider şikâyet duymak istemiyor. Milletvekili listelerini de halk değil lider belirliyor. O nedenle iktidar parlamenterleri sürekli üç maymunu oynuyor.
Cumhuriyet tarihinin asayiş bakımından en kötü dönemini yaşıyoruz. Ve gelişmeler, çare getirecek bir silkinişin yaklaştığı ümidini vermek şöyle dursun, cehennemin dibine doğru yuvarlanmakta olduğumuzu işaret ediyor.
Cezalar hafif kaldı
Özel güvenlik personeli tarafından korunan siteler dışında son birkaç yılda hırsız girmemiş ev ve iş yeri neredeyse kalmadı büyük kentlerimizde.
Sokaklar gaspçılar ve kapkaççılar tarafından işgal edilmiş haldedir. Her kuytuda bir sapık gizleniyor olabilir.
Nereye gidiyoruz?
Polis örgütünün yeniden yapılanmaya muhtaç olduğunu görmemek için insanın yalnız gözü değil vicdanı da kör olmalı.
Yasalarımızdaki cezaların suçları caydırmak için mutlaka ve en kısa zamanda ağırlaştırılması gereği yine apaçık ortada. Ve bu ihtiyaç her gün kâh bir apartmanın girişinde, kâh bir mahkeme koridorunda çığlık çığlığa kendini belli ediyor.
Yedi ay önce Ankara’da çatışan iki grubun sıktığı kurşunlardan biri, beş çocuk annesi bir kadının boynuna saplandı, onu ölmekten beter bir yaşama mahkûm etti. Aletlere takılı felçli vücudu ile nasıl ve ne kadar?..
Allah yardımcısı olsun.
Namuslu cevaplar
Dün cinayetten beter bu suçun zanlılarını mahkeme serbest bıraktı. Kararı duyunca hayatı söndürülen beş çocuklu kadının yakınları isyan ettiler adliyede.
Kocası “Bu nasıl adalet” diye bağırdı, “Hakkımızı almak için dağa mı çıkalım!”
Haydutlar sokağa salınırken hak aramak için seslerini yükseltenler Terörle Mücadele Şubesi’nin nezarethanesine kapatıldılar.
Kışkırtan, iç sızlatan, trajik bir çelişki...
Ortada hızla büyüyen bir toplumsal sorun var. Yargıdan siyasete, sivil örgütlerden polise herkese görev düşüyor. Ama bunun için iyi niyet lâzım.
Yasalar yeterli mi? Tarikat kadrolaşması gerçekten polis örgütünü bitirdi mi?
Namuslu cevaplar gerekiyor.
Meclis dün İçişleri Bakanı hakkında verilen gensoruyu görüşmek üzere toplandı. Böyle bir tabloda İçişleri Bakanı’nı koltuğunda tutmak demokrasiye takla attırmak, halkı hor görmektir.
Ama gördük ki, aynen korktuğumuz oldu. Asayiş de yarın, tabii ki bugünden daha kötü olacak!
Cehennemin dibine doğru
Seçilmiş kişilerin seçenlerden kopması yalnız demokrasiyi değil devleti de işlemez hale sokuyor
Haberin Devamı

