Çarşaf sıçratır mı?

Haberin Devamı

Temel pirelerin sıçrama yeteneğini ölçmek amacıyla bilimsel testler yapıyormuş...

Ayaklarını tek tek koparıp ne uzaklığa atladıklarını inceliyormuş. Sonunda arka ayakları koparıp yine sıçra! diye bağırmış, pirenin yerinden kıpırdamadığını gözleyip bulgusunu kayda geçirmiş:

“Arkadaki iki ayağı koptuğu zaman pireler sağır oliii!”

Türban ve çarşaf açılımı biraz Temel’in pire deneyini andırıyor.

Baykal tartışmalardan memnun olduğunu söylemiş.

Hiç şüphe yok ki yüzde 20’ye takılan CHP’nin kaderini değiştirmek için çarşaf giyen kadınlara partisinin üyeliğini açtı.

Peki bu yaptığı CHP’nin sıçramasına yardımcı

olacak mı?

Pirince giderken...

Tartışma uygulama başlamadan önce yapılmalıydı!

Türbanlı-çarşaflı oylara yönelik tamah, mevcut seçmenlerin bir kısmını kaçırırsa Genel Başkan, bu toplumsal reaksiyona ne teşhis koyacak?

“Parti çarşafa dolanınca geleneksel seçmenlerimiz sağır oldu!”

Bunu mu diyecek?

Evet, ülkenin siyasetini din sömürüsünün ipoteğinden kurtarmak gerekiyor. ne yönelik dirençler büyük bir kitleyi savunma amaçlı bir bütünleşmeye ve siyasi güç oluşturmaya mecbur etmiştir.

Ülkenin kültürel ve sosyolojik gerçeğini kabul etmemek, din sömürüsü yapan partileri hak etmedikleri oy oranlarına ulaştırırken toplumda laik ve dindar diye çok yanlış ve tehlikeli kutuplar oluşmuştu.

Cüppeli aday olsun!

Dini sömüren bir partide , rejime tehdit olarak algılanabilir ama CHP gibi partide asla risk olmaz.

CHP’nin baş örtülülere kapılarını açması laik-dindar ayrımına son vereceği gibi laiklerin dindar dindarların da laik olabileceği gerçeğini gün ışığına çıkaracaktır.

Deniz Baykal’ın açılımı, bu gerekçelerle savunulabilir. Ama ölçü kaçırılmıştır.

Karar partinin yetkili organlarında tartışılmadan hayata geçirilmiş, küçük bir belediyede seçim kazanma tamahı, CHP’yi bambaşka bir partiye dönüştürmüştür.

Hiçbir parti çarşaf giyen seçmene “oyunu istemiyorum” demez, dememeli. Ama onu partiye üye kaydedecekse iyi düşünmeli. Başarı açlığını giderme arayışlarının bir sınırı olmalı, değil mi?

Türban velev ki bir siyasi simge. Başbakan öyle demişti.

Ama kara çarşaf?..

O hiç şüphe yok ki dini ve siyasi simgedir!

Baykal, kayınbiraderini Sultangazi’ye belediye başkanı adayı yapmazsa, rozet taktığı o çarşaflı kadının yine CHP’ye oy vereceğini garanti edebilir mi? Edemez.

Çarşaf giymenin yasal bir engeli yoktur. Ama insaf Atatürk’le, cumhuriyetle çarşaf bir arada durmaz, duramaz.

Baykal aksini düşünüyorsa Cüppeli Ahmet Hoca’yı da münasip bir yerden CHP adayı göstersin o zaman.

Çünkü Cüppeli Ahmet Hoca, eşini yaz tatillerinde yanında götürüyor ve kendisi jetski ile eğlenirken, çarşaf giydirerek de olsa onun plajda güneşlenmesine izin veriyor.

Çağdaş medeniyete açık bir adamdır yani!

DİĞER YENİ YAZILAR