Çaresi var..

Son ihaleler Türkiye'nin artık ekonomik olarak kazanma dönemine girdiğini gösteriyor. Tutucu politikaların yarattığı açmazları geçmişte hoyratça sömüren uluslararası sermaye Türkiye'ye faiz tokatlamak için değil yatınm yapmak için geliyor

Haberin Devamı

Son ihaleler Türkiye'nin artık ekonomik olarak kazanma dönemine girdiğini gösteriyor.

Tutucu politikaların yarattığı açmazları geçmişte hoyratça sömüren uluslararası sermaye Türkiye'ye faiz tokatlamak için değil yatınm yapmak için geliyor.

Bunu yaparken de ölmüş eşek fiyati vermiyor, hayalimizi aşan paralar ödüyor.

Uzanlar'ın bir radyosuna bir Kanada firmasının hem de peşin olarak 33 milyon dolar teklif vermesine Ertuğrul Özkök dün sütununda takdirle kanşık hayret gösteriyordu. Haklı değil mi?

Ama biz bayram edeceğimiz ortamları bile zehirlemeye bayılırız, işte ihalelerle ilgili şüpheci yorumlar günlerdir kamuoyunu meşgul ediyor.

Peki kabahat kimin?
Halkımız şuna inanır ki çok lâf yalansız, çok para talansız olmaz.. "Türkiye zenginleşiyor" denirken sofrasına bir zeytin bile eklenmediğini gören insanlar doğal olarak şüpheye düşeceklerdir.

Hele haklarındaki suçlamalardan çıkardıktan af yasaları ile kurtulan, seçimden önce söz verdiği milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmamak için her şeyi göze alan bir iktidar varsa elbette herkes, perdenin arkasını merak edecektir.

Başbakan dün "TÜPRAŞ ve Galataport ihalelerinde usulsüzlük iddialarını kabul etmem mümkün değil" dedi.

TÜPRAŞ'ı Koç Grubu'nün satın aldığı ihaleden alti ay önce yüzde 14,7'lik blok satin alma ile 240 milyon dolar kazanç sağladığı ileri sürülen İsrailli işadamı Sami Ofer'le ilişki kurduğuna dair iddialan da reddetti. "Sayın Ofer'le görüşmem olmadı" dedi.

Başbakan bu şüpheciliğin kendisini üzdüğünü söylüyor.

Hiç üzülmesin.
Toplumsal denetim böyle yürüyor bizde. Eğer Türkiye'nin değer kazanmasından doğan keyif gölgelensin istemiyorsa daha dikkatli, daha şeffaf olacaklar...

Özelleştirmeye giren yatırımcılarla içli dışlı olmayacaklar, bu görevi teknokratlara, bürokratlara bırakacaklar...

Bir de iktidarın ahlâki kanaat notunu kıran dokunulmazlıkları kaldırmama inadından vazgeçecekler!

Bu da halkı bölmek...
Tayyip Erdoğan demokrasi derslerini asıl İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki arkadaşlarına versin ve onları eğitsin..

Çünkü ellerine geçen gücü nasıl hedef kitleye hiç danışmadan tepeden inmeci kullanabildiklerini göstermişlerdir.

Kadıköy Belediye Başkanı, müftünün bile "bölgede camiye ihtiyaç var" demediğini, Kadıköy Belediye Meclisi'nin de talebi olmadığı halde Göztepe Parkı'nın cami yapımına tahsis edildiğini söylüyor.

Görüyor musunuz olanı?
Ortada hiçbir sebep yokken bir grup insan "cami isteriz" safına davet ediliyor, "parka dokunulmasın" diyen bir kitle de "cami istemeyenler" konumuna sokuluyor.

Ayıbından vazgeçtik, günah değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR