DYP'den yapılan açıklama, iktidar için ciddiye alınması gereken bir uyarıdır:
"57'inci hükümet, hırsızlarla kol kola girmenin bedelini çok ağır ödemişti. Bu iktidar da aynı şekilde ödeyecek!"
DYP Başkanlık Divanı, batık bankaların Türkiye'yi 40 milyar doların üstünde bir zarara soktuğunu, bu paranın bir cent'ini bile iktidarın geri alamadığını, yapılan "düzmece borç ödeme anlaşmalarının hırsızlara imkân ve fırsat vermekten öte bir işe yaramadığını" iddia ediyor.
Hükümetin banka soygunlarından doğan açıkları dış borçla kapamaya çalıştığını öne süren DYP, bu paraların nasıl alınacağını bizzat Başbakan'ın çıkıp halka anlatmasını istiyor.
Haklı bir taleptir. Çünkü mevcut tablo yalnız kamu vicdanını rencide etmekle kalmıyor, rekabet hukukunu da altüst ediyor. Namusu ile çalışanları "acaba aptallık mı ediyoruz" şüphesine düşüren bir icraatın başarı şansı olamaz.
Ödeyebilirler mi?
TMSF Başkanı'nın, anlaşma yaptıkları batık bankacılarla ilgili "Bugüne kadar bir şey ödemediler ama 12 yıl içinde inşallah borçlarını öderler" açıklaması üzerine Güngör Uras dün şu soruları soruyordu:
"Elinde banka varken, banka kaynaklarıyla işletmelerini beslerken, başka bankalardan 'back to back' kredi kullanırken para kazanamayanlar, şimdi bankaları batmış, sanayi şirketleri çökmüş durumda nasıl para kazanacak da batırdıkları paraları geri ödeyecek? Bunu TMSF Başkanı görmüyor mu? Bunu batık banka sahipleri bilmiyor mu?"
Elbette biliyor ve görüyor.. Ama maksat, bu yolla defteri kapatmaktır.
Çünkü bu şekilde "kanuni takibat sona eriyor, banka batıranların'zuladaki paraları'nı rahatça kullanmalarına, yatlarında, katlarında rahatça yaşamalarına, hiçbir şey olmamış gibi iş aleminde salına salma dolaşmalarına imkân tanınıyor.."
Ah, vah muhalefet
Bu iktidar, 20 bini aşkın İmar Bankası mağdurunun hazine bonosundan kaynaklanan alacaklarını ödemedi ama ülkeyi 48 milyar dolar zarara sokan birkaç batık bankacıya babalarından bulamayacakları anlayışı ve kolaylığı gösteriyor.
Bu haksızlık ve acımasızlıkla bu kadar hoşgörü ve hovardalık aynı bedende yer bulabilir mi? Bulursa bunda iyi niyet aranabilir mi?
İktidar, bu derin adaletsizliğin sebebini açıklamak zorundadır. Borçların ödenmemesi halinde devreye sokacağı alternatif politikaları da..
Ama iş bununla bitmiyor. Varlığı eleştiri üretmekle sınırlı bir siyasi muhalefet değişim yaratamaz, iktidar şansı bulamaz.
CHP de DYP de aynı.. İkisi de eleştiriyor ama ikisinden de "ne yapılması ve nasıl olması gerektiği" konusunda çözüm önerisi gelmiyor.
Bu yüzden sürekli "ah, vah, yuh" sesleri yükseliyor, ruhumuz kararıyor, fakat toplanan bulutlardan çare üreten fikirlerin şimşekleri bir türlü çakmıyor.
Muhalefet toplumun vicdanıdır. Tamam ama alternatif aklı da olmalı..
Çare de söyleyin!
DYP'den yapılan açıklama, iktidar için ciddiye alınması gereken bir uyarıdır
Haberin Devamı

