Çankaya planları

Son iki ayda sıcak parayla oynayan on yabancı kuruluşun yöneticileri Ankara’ya geldi

Haberin Devamı

Son iki ayda sıcak parayla oynayan on yabancı kuruluşun yöneticileri Ankara’ya geldi.

Bunlar ekonomiyle ilgili bakanlarla bire bir görüşmeler yaptılar ve bastıkları yeri görmelerine yardımcı olacağını düşünerek üç soru yönelttiler.

1. Kıbrıs-AB süreci nasıl gelişecek?

2. Erken seçim ihtimali var mı?

3. Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak mı?

Cevaplar koro disiplini içinde geldi: Kıbrıs’ın seçim sonrasını bekleyeceğini söylediler, erken seçim olmayacağını garanti ettiler, fakat Tayyip Erdoğan’ın ne yapacağını “gerçekten bilmediklerini” öne sürdüler.

Başbakan baskı altındadır. Cumhurbaşkanlığı her siyasetçinin hayalidir. Meclisin üçte ikisine hükmeden bir partinin lideri olarak o, aday olma mecburiyetinin ağırlığını da taşımaktadır.

AKP’yi iktidara getiren Anadolu sermayesi, tarikatler ve cemaatler, Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasını, tarihi bir rövanşı almanın simgesel zaferi olarak görüyorlar ve istiyorlar.

Asıl risk faktörü ne?
Fakat bir de şu var: Acaba Erdoğan çiftinin Çankaya’ya çıkması toplumsal gerilim doğurur mu? Bu gerilim, Erdoğan’ı aday olduğuna pişman edecek çalkantılara, o arada ekonominin yeniden krize sürüklenmesine sebep olabilir mi?

AKP’nin karşısında etkili bir siyasi muhalefet yok. Erdoğan için en korkutucu risk faktörü ekonomideki havanın tersine dönmesi ihtimalidir.

Evet Tayyip Erdoğan, meclisteki gücünün sunduğu fırsatı değerlendirerek Cumhurbaşkanı olmak istiyor. Ama adaylığının tetikleyeceği çalkantının faturası büyüdüğü takdirde bundan vazgeçmek zorunda kalabileceği ihtimalini göğüsleyecek tedbiri de elden bırakmak istemiyor.

Bunun çaresi Cumhurbaşkanı seçim kulisinin ısınmasını mümkün olduğu kadar geciktirmek ve kendi adaylığını da elinden geldiğince kamufle etmektir. Zaten o da bunu yapıyor.

Adaylık yapışmasın...
CNNTürk’e verdiği mülâkatta “Şahsım olur, başkası olur; ülkenin menfaati kimi gerektiriyorsa Cumhurbaşkanı o olur” diyen Başbakan’a göre seçilecek Cumhurbaşkanı “birleştirici olacaktır; asla herhangi bir ayrımcılığa müsamaha etmeyecektir...”

Kendisini mi tarif ediyor?

Bu özellikleri hiç kimseye kendisinden daha çok yakıştırmaz. O nedenle “kendini tarif ediyor” denilebilir. Ama bir başkası da gaflarını hatırlayarak bu sözlerinden “Aday olmuyorum” mesajı çıkarabilir.

Yani Tayyip Erdoğan, adaylık sıfatının üstüne yapışmaması için elinden geleni yapıyor. Aksi takdirde, vazgeçmeyi düşüneceği şartlarda bile geri dönemeyecektir.

A Planı sessiz ve derinden nisana ulaşmak, gerilim doğmasına fırsat vermeden Cumhurbaşkanı seçilmektir. Rüzgârların ters esmesi ihtimaline dayalı B Planı ise, toplumsal uzlaşma uğruna fedakârlık göstermiş bir siyasi lider olarak partisinin başında genel seçime yürümek.

Müstakbel Cumhurbaşkanımızı altı ay önceden tanıma mutluluğuna biz ne zaman erişeceğiz?

DİĞER YENİ YAZILAR