Camcı dükkânına giren fil

Haberin Devamı

Başbakan’ın Beyaz Saray buluşmasını milât sayması iyi olmadı.

Amerika ara tonları olmayan bir devlettir. Düne kadar PKK ile ilişki kurmanın ayıbını kompleks yapmamıştır.

Fakat 5 Kasım’da Başkan Bush “PKK Amerika’nın da düşmanıdır” dedikten sonra işler üç hafta içinde ABD Büyükelçisi’nin Ankara’da şipşak “Kürt Zirvesi” düzenlemesine kadar dayanmıştır.

Amerika’nın bir müttefikini rahatsız eden sorunla ilgilenmesinde yanlışlık yoktur. Ama dert yaratıp sonra derman ararken başrole soyunmak hilekârlık değilse ölçüsüzlüktür.

Biz millet geleneğine sahibiz; Amerikalı siyasetçiler adım atarken “Türk halkının onurunu incitir miyiz?” diye düşünmelidirler.

Evet, iktidar terörle mücadele alanındaki kaderimizi Beyaz Saray’a endekslemiştir ama Amerika’nın bu yetkiyi onur kırıcı biçimde kullanmaya hakkı olmaması gerekir.

Büyükelçi Wilson’un bir ABD Temsilciler Meclisi üyesi katılımında “Kürt temsilcileri” diye adlandırdıkları eski ve yeni milletvekilleri ile düzenlediği ve fütursuzluk içinde aleniyete döktüğü toplantılar içişlerimize müdahaledir.

Bunu iyi niyetle yapsa da Amerika camcı dükkânına giren fil gibidir, her şeyi kırıp dökecektir.

Zaten uzun zamandan beri hiçbir şeyi düzeltmiyor, sadece yıkıyor. Elinin değdiği tüm ülkeler kan revan içinde, terörün egemenliğinde inliyor.

Bu toplantıda Doğulu AKP milletvekillerinin anlattıkları şeyler yeni spekülasyonlar üretecek, siyasal çatışmaları tetikleyecektir.

ABD Kürt sorununun çözümüne burnunu sokmasın. Vicdani sorumlulukları terörle savaşmak, bu savaşı veren uluslara yardımcı olmaktır.

Biz milletiz. Kendi aramızda konuşuyoruz, sorunlarımızı çözebiliriz, çözeceğiz.

Amerika’dan araya girmesini değil işgal otoritesi olarak bulunduğu Irak topraklarından PKK terör örgütünü söküp atmasını istiyoruz. Zaten sözü bu!

Eğer sözünü tutması, içişlerimize karışmasına boyun eğmemiz şartına bağlı ise onu da istemeyiz. Ondan gelecek hayır Allah’tan gelsin!

*****

Adalete saygı!

Yeni alınacak hakim ve savcıları belirleyecek yüz yüze görüşmeleri siyasi bir organ olan Adalet Bakanlığı’na yaptırmakta ısrar eden bir iktidardan şüphe etmez misiniz?

Doğrusu, bu seçimi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapmasıdır. Ama iktidar yetkiyi bakanlığa vermek için bastırıyor.

Teklif dün meclis komisyonunda görüşülmeye başladı.

“Bu kadar şüpheci olmayın, iktidara güvenin” diyenler olabilir.

Onlara Isparta’dan bir haber vereyim:

Beden eğitimi öğretmeni Halil Özçimen tatil gününde Cumhuriyet mitingine katıldı ve 19 Mayıs’ta da öğrencilerine “Cumhuriyete sahip çık” yazılı tişört giydirdi.

Bu yüzden ne oldu biliyor musunuz?

Suçlu bulundu ve maaş kesme cezası aldı.

Hakim ve savcıları böyle bir zihniyetin seçmesi sizi korkutmaz mı?

DİĞER YENİ YAZILAR