Bebek ve kadın öldürebilen bir terör örgütünün demokratik yöntemlerle yola getirilebileceğini sanmak hayaldir.
Türkiye bu hayalin peşinde çok zaman ve kan kaybetti.
Bir tarafta şefkat, hoşgörü ve ikna çabası, karşı tarafta baskı, korkutma ve öldürme..
Doğal olarak eşkıya, iktidarın kendisini muhatap almaya hazır hale gelmesi için toplumda yılgınlık yaratan şiddet eylemlerine hız verecekti. O oldu.
Türkiye bıçağın kemiğe dayandığı günler yaşıyor. Sistem, rekabet etmesinden yarar gördüğü karşıt partileri şimdi güçlerini birleştirsinler diye özendiriyor.
Ülkenin en etkili sivil toplum kuruluşlarından TÜSİAD dün “iktidar partisiyle, muhalefet partileriyle, kurumlarıyla tek bir söylemden oluşan, partilerüstü bir anlayış ile geri dönüşü olmayan bir yol haritasının süratle saptanarak kamuoyuna duyurulmasını” talep etti.
Başkan Ümit Boyner terörü topluma “kanıksatarak seyrettiren anlayışa hepimizin dur demesi gerektiğini” anlattı.
O arada “terörle etkin mücadelenin gereğine” vurgu yapan Boyner, şiddetten beslenen kim varsa onlarla mücadele etmenin şart olduğunu belirtti.
Demokrasilerde başarısız iktidarlar gider, yenileri gelir.
Bu kural bizde çalışmıyor. O nedenle Ankara’daki arayışlar da TÜSİAD’ın önerdiği doğrultuda gelişiyor. Yani terör tehdidine karşı muhalefet iktidara yardımcı olmaya özendiriliyor.
Elbette şehit cenazeleri kaldırılırken iktidarın böyle bir desteği hak edip etmediğini sormak için Başbakan’ın vaktiyle şehitler ve askerlik konusunda sarfettiği yakışıksız sözleri hatırlatacak değiliz.
Ama hiç değilse zor günlerin hatırına bugün biraz daha sorumlu ve çıkar avcılığından uzak tutumlar beklemeye hakkımız yok mu?
AKP iktidarı, düştükleri yerden bir avuç toprakla kalkmanın kurnazlığından vazgeçemiyor. Bu tamahkârlık yakışmıyor.
Devlet Bakanı Egemen Bağış önceki gün sorumsuzca sözler söyledi. “PKK, Anayasa değişikliği süreci başladıktan sonra saldırıları artırdı” dedi.
Anayasa değişiklikleri yargıyı iktidar boyunduruğu altına almayı hedefliyor. Böyle bir tehlike PKK’nın derdi olamaz..
Devletin zararına olacağı için karşı çıkmaz destekler bile.
Ama Bakan Bağış’ın derdi başka..
Herkes teröre çare ararken o, 12 Eylül’deki referanduma yatırım yapmaya çalışıyor. AKP’ye ters düşenlerin PKK’ya yakın olduklarını anlatmaya uğraşıyor.
“Kürt açılımının kötü yönetilmesi terörü azdırdı” diyenlere sövüp saymaları yetmiyor, şimdi referandumda “hayır” demeye hazırlananları PKK terörü ile ilişkiliymiş gibi gösteriyorlar.
Allah ıslah etsin!
Siyaset TÜSİAD Başkanı’na kulak vermeli, teröre karşı dönüşü olmayan bir yol haritası için uzlaşı aramalıdır.
En büyük sorumluluk iktidara aittir.
AKP alacağı yardımı hak etmelidir. Bunun için dürüst, anlayışlı ve demokrat olması gerekiyor. Yazık ki şu anda değil!
Köyün havalısı...
TBMM Başkanı Şahin, Orman Bakanlığı’na ait helikopteri alıp köyüne gittiği için CHP’liler soru önergesi verdiler.
Baba ocağına hava atmanın dayanılmaz hafifliğine bir Meclis Başkanı’nın bile kapılabilmesi şanssızlığımız mıdır, yoksa temsilcilerimizi doğru seçmekteki aczimiz mi?
Sebep ne olursa olsun, Şahin halktan özür dilemeli, yanlışının ceremesini ödemelidir.
Sekiz yıldır iktidardalar; hâlâ lunaparktaki çocuklar gibi yaşıyorlar.
Devlet adamlığına yükselmelerini beklemek, onlardan çok şey istemek mi olur?
Çağrı doğru ama...
Haberin Devamı

