Çabuk unuttu

Baskıcı yönetim anlayışları, kendi yok oluşunu kendi elleriyle hazırlar

Haberin Devamı

Baskıcı yönetim anlayışları, kendi yok oluşunu kendi elleriyle hazırlar.

Demokrasi, toplumları baskıcı yönetimlerden bedel ödeme mecburiyetine düşmeksizin kurtarabilen bir fazilet rejimdir.

Ama bu topraklar, demokrasiyi bile özgürlükleri budamak amacıyla kullanan siyaset yaratıkları üretebiliyor.

Yeni TCK gazeteciliği dünyanın en tehlikeli mesleği haline getirecektir.

Siyasetçiler, icat ettikleri yeni suçlar ve getirdikleri ağır hapis cezalarıyla eleştirilere karşı güçlü bir zırh elde etmek istemişlerdir ama bu yolla vurgunculara koruma sağladıklarını görememişlerdir.

Daha garibi, Türk halkının özgürlüklere olan bağlılığını unutmuşlardır.

Böyle bir hataya düşmek hepsi için anlaşılabilir ama Başbakan Erdoğan, kendisini cezaevinden bir anda devletin zirvesine taşıyan rüzgârı nasıl unutabildi?

O rüzgârın gücünü özgürlük ve adalet duygusundan aldığını ne çabuk unuttu?

Tayyip Erdoğan benzersiz yükselişini "Bir şiir okudum, zindana atıldım" siteminin mağduriyetine borçludur. Mağduriyetine halkı inandırması yoktan bir parti yaratmış, toplumun tepkisi o partiyi ilk seçimde tek başına iktidar yapmıştır.

Şimdi yeni TCK ile basına getirilen kısıtlamalar, doğrudan halkın hak ve özgürlüklerine kastediyor. Erdoğan'ın uğradığı "haksızlık"a demokratik bir ihtilâlle ceza veren bu toplum, kendi hakkına yönelen kötü niyete ne tür bir karşılık verir?

Halkın yararını gözeten eleştiriler, bir iktidarlık saltanatı olacak zihniyet tarafından cezalandırılsa bile toplum tarafından yüceltilecektir. Hem de Tayyip beyin yararlandığından daha anlamlı ve daha büyük desteklerle.

Siyasetçilerin egoizminden üreyen hastalıklı yanlışlar düzeltilmediği takdirde Türkiye Bülent Ecevit gibi ikinci kez bir gazeteci başbakan görebilecektir.

İktidar Türk halkının özgürlük aşkını ve adaletsizliğe karşı koyma gücünü hafife almasın!

Baykalgiller..
Eleştiri ve rekabetin giremediği CHP'den dün beş milletvekili ayrıldı.

Bu milletvekilleri bugün katılacakları SHP'ye mecliste temsil olanağı sağlayacaklar. Belki bu rekabet, sosyal demokrasinin dirilmesi için yeni bir şans olur.

Baykal'a rakip olan ve kayıtsız şartsız bağlılığından şüphe duyulan belediye başkanı, milletvekili, kurultay üyesi ve sorumlu yöneticilerin CHP'den atıldığı acayip süreç, CHP'yi beş milletvekilinin sayısal eksiğinden daha fazla küçültecektir.

CHP'nin meclis grubuna ne diyeceğiz bundan sonra?

Baykalgiller mi?!

DİĞER YENİ YAZILAR