Bazı yıllar vardır, soru sorar; bazı yıllar vardır emir verir, hedef gösterir.
2003 ne yaptığımızı sordu. Eksiklerimiz olsa da cevaplarımızın çoğu olumludur.
Türkiye ekonomik krizin yaralarını sarmış, potansiyelini yeni sıçramalara hazır hale getirmiştir.
Yeni yıl bir buçuk yüzyıl süren uygarlaşma çabalanmızın dönüm noktası olacak. Yılın sonunda ektiklerimizin hasadını toplayacağız.
Ama "başarısızlık halinde ne yapacağız?" sorusuna cevap arayan planlarla zaman yitirmemeliyiz. Hayatın cesareti daima ödüllendirdiğine inanmalıyız.
Türkiye'nin 2004'te, olimpiyada ev sahipliği yapacak ülkelerin inancına, disiplinine, heyecanına, toplumsal işbirliğine ve dayanışmasına ihtiyacı vardır.
Çünkü 2004 hedef gösteriyor.
AB üyelik müzakeresi için tarih almanın getireceği imkân ve fırsatlar, hiçbir endişenin kısıtlayıcı etkilerinden zarar görmemelidir.
AB'li bir gelecek
Kıbrıs sorunu şu anda yolumuzun üzerindeki en ciddi engeldir. Bu engeli, dünyada çözümü önleyen taraf olduğumuz görüntüsünü vererek biz kendimiz yarattık.
Kıbrıs'ın 30 yıldır barış içinde yaşamasını sağlayan güvenceleri feda etmeden bütünleşmesini istediğimizi niçin anlatamayalım?
AB Türkiye'nin demokratik geleceğidir.
Bu doğru ama radikal İslamcı terörün insanlığı sürüklemeye çalıştığı dinler savaşı, dünyanın önlemeye çalıştığı bir cehennemse, Türkiye bu felâketi durdurmanın tek çaresidir.
Dünyadaki bir milyarı aşan Müslümana, blokların temelini dini inanç farklarının yaratmadığını ispatlamak Batı'nın borcudur. En ikna edici ispat da, İslâmı demokrasi ile uyum içinde yaşayan Türkiye'yi AB'ye alarak göstermektir.
Türkiye'nin 2004'ü bu duyarlılık içinde geçirmesi, din eksenli rejim ve sistem tartışmalarının tedirginlik ve şüphe uyandıran gerginliklerine sürüklenmemesi gerekiyor.
Dediğin gibi ol..
En büyük sorumluluk iktidarındır.
Ordu, yargı, üniversiteler ve medyaya yönelik popülist güç gösterilerinin, kendi ayağına ateş etmekten başka bir sonuç doğurmayacağını iktidar sorumlulan dileriz görmüşlerdir.
Demokratik laik rejime bağlılık konusunda şüphe uyandıran adımların, yılın sonundaki tarihi randevuya zarar vereceğini umarız farkedeceklerdir.
Devlet bürokrasisinin tepe noktası olan Başbakanlık Müsteşarlığı koltuğunda bugün "Cumhuriyetin, Müslüman bir yapıya devredilmesi zamanının geldiğini" söyleyen biri oturuyor.
Tayyip Erdoğan AKP'nin lideri sıfatıyla "Milli Görüş gömleğini çıkardık" demişti. Başbakan sıfatıyla da "Bu rejimi sonsuza kadar yaşatmaya kararlı" olduklarını söyledi.
Bu tavrı ve sorumluluğu, gireceğimiz kader yılında, bu kritik makam için yaptığı yanlış tercihi hemen değiştirmesini gerektirmiyor mu?
Yeni yılın özlemlerimize kavuşma yılı olmasını diliyoruz.
Büyük sınav yılı
Bazı yıllar vardır, soru sorar; bazı yıllar vardır emir verir, hedef gösterir. 2003 ne yaptığımızı sordu. Eksiklerimiz olsa da cevaplarımızın çoğu olumludur
Haberin Devamı

